Merak ediyorum acaba kaçımız kendi seçtiğimiz hayatı yaşıyoruz? Altı yedi yaşımıza geldiğimizde karakterimizin çoğu şekilleniyor. Yani ölünceye kadar bizi bir an bile yalnız bırakmayacak şeye , ebeveyn ehliyeti diye bir şey olsa asla alamayacak insanlar şekil veriyor. Daha Yirmi yaşımıza gelmeden meslek seçimlerimizi yapıyoruz. Peki hangi doğrultuda ? Kaç kişi yeteneklerine ilgi alanlarına göre seçim yapıyor ? Tıp fakültesindeki öğrencilere sorsak tıp okumak kaçınızın hayaliydi diye acaba kaç kişi el kaldırır. Daha 18 yaşındaki çocukların altını çiziyorum ÇOCUKLARIN ağzına pelesenk ettiği " hayatın gerçekleri" kaç çocuğun hayallerinden vazgeçmesine sebep olmuştur . 40 yıl boyunca yani hayatımızın yarısından daha fazlasını daha rahat bir hayat yaşamak uğruna hiç düşünmeden kaç kişi feda ediyor ? Tabi buna yaşamak denirse .
Herkes yaptığı seçimlerin sonuçlarına katlanmak ve işlediği günahların bedelini ödemek zorundadır. Bence zaten kimse buna isyan etmiyor. Peki ya yapmadığınız seçimlerin sonuçlarına da katlanmak zorundaysak ve işlemedigimiz günahların bedelini bize ödettiriyorlarsa ... Aslında Bu bir ihtimal değil !? Hiçbirimiz kendi yaşayacağımız hayat hakkında söz sahibi değiliz . Doğduğumuz andan beri anne babalarımız başta olmak üzere komşu kadın dahi yani biz hariç herkes hayatımız hakkında söz sahibi ve yine biz hariç herkesin bir fikri var. Ama elalemi kafanıza takmayın demiyorum. Zaten elaleme gelene kadar hayatta seçim yapmak için çok da fırsatımız olmuyor. Hepimiz gün içersinde dahi bir çok seçimler yaparız . Erken kalkmak veya kalkmamak ders çalışmak ya da çalışmamak, hatta o yediğimiz son lokma bile bizim için bir tercih ve vazgeçiştir. Ve herkes yaptığı tercihin sonucuna da katlanmak zorundadır . Hepimiz bedeller ödemek zorundayız . Fakat hayat boyu
İçinde birbirinden güzel şiirlerin bulunduğu muhteşem bir kitap. Şiir severlerin okumasını tavsiye ederim. Benim için de harikulade oldu. Tabi bir kere okuyarak sindirilecek şiirler değil. Zaten hangi şiir kitabı bir kerede anlaşılmıştır ki. Belki hiç anlaşılamamış şiirler de vardır . Hem ismini bilmediğim bir edebiyatçı ne demiş şiiri anlamı için okumak eti için serçe öldürmeye benzer. Kitap için bilgi verecek olursam erdem Beyazıt zaten döktürmüş orasına diyecek yok . Herkes içinde ne varsa dışarıya da bunları aktarır özellikle şairleri samimi buluşum bundandır. Kimse hissetmediği bir şeyi bu kadar derin ve içten yazamazmış gibi gelir. Kitabında da sevgili şair erdem Beyazıt'ın hissiyatı şeyler var . Sevgili Türkiyeme dair , Allah peygamber sevgisine dair , kendi sevgilisine dair şiirler var . İnsanın manevi duyguları çok yüksekken okuduğunda çok muhteşem duygular uyandıracak şiirler var. Sevgili şairin her şiiri defalarca üzerinde uzun uzun tefekkür ederek okunmalı diye düşünüyorum. Benim için en güzel şiiri sana bana vatanıma ülkemin insanlarına dair şiiri . Gerçekten bu ülke bu kadar güzel anlatılabilir miydi bilmiyorum. Nur içinde yat . Herkese iyi okumalar diliyorum