Devletin gücü ve zayıflığı, ulusların refahı ve çürümesi sadece yöneticilerin yetkinliğine veya yetersizliğine bağlı değildir. Yöneticiler ne olursa olsun, iyi ya da kötü, kahraman ya da zalim her zaman halkların bir yansımasıdır. Bunlar halkın ruhunun bir kopyası, kitlelerin üretimidir. Halk nasılsa onlar da öyledir. Bu nedenle uzun zaman önce her ulusun hak ettiği hükümete ve yöneticilere sahip olduğu söylenmiştir.
En kötüleri, çamurun içinden çıkmasına rağmen prens olmuş gibi davranan, toprak köleleri arasından yükselip amir olanlardı! Herkes en çok onlardan çekiniyordu.
…yaşam, kavramsal olarak bildiklerinizi deneysel olarak bilmeniz için bir olanaktır… bilmek ile deneyimlemek iki farklı şeydir… fiziksellik, kavramsal olarak bildiklerinizi deneysel olarak bilmenin tek yoludur…evrende kendinizi bilmeyi deneyimleyeceksiniz. Mantıksal olarak ne olmadığınızı bilmeden ne olduğunuzu bilemezsiniz. Ne kadar uzun olduğunuzu kısanın farkında olmadan bilemezsiniz. Tüm fiziksel yaşamın amacı bu. Yaratıcı spirit olduğunuzu biliyordunuz ama fiziksel evrene girdiğinizde kendinizi hatırlamaktan vazgeçtiniz. Bu size kim olduğunuzu seçme olanağı verdi. Seçmeyi de deneyimlemek istiyordunuz. DÜNYADAKİ GÖREVİNİZ BU NEDENLE ÖĞRENMEK DEĞİL, HATIRLAMAKTIR.