İnsanlar eninde sonunda en çok unutmak ister. Hafıza kadar beter bir yük yok. Unutacak çok şeyi var insanların, bunu öğrendim. Unutma hastalığı bu ülkenin bulabildiği tek tedavisi bunu öğrendim.
Çoktandır köylerde kendi kurduğum kitaplıklara gidip bakamıyorum. İçim kaldırmıyor. Masalar, sandalyeler harap durumda. Duvarların sıvaları dökülmüş. Her yerden bakımsızlık akıyor sekiz on yıl sonra durum daha da kötüleşecek; bilmezlik büyüyecek; karanlık her yere daha çok yayılacak. O zaman halkı daha da çok soyacaklar, sömürecekler. Bundan çok kaygı duyuyorum.
"Beyim diyor, bizim yolumuz, köprümüz, çeşmemiz yok; kitaplığı ne yapacağız? Anlatıyorum ona: Eğer kitaplığınız olursa, yolunuz, çeşmeniz, köprünüz de olur!"