Merve Güğümlü

Merve Güğümlü
@MerveGugumlu
Doksanlı yıllarda doğdu. Gezmek ve okumak dışında kaydadeğer bir özelliği bulunmamaktadır.
Beyaz yakalı kölemtrak
Lisans
Ankara
44 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Şunu hic unutmam; bilmemek suçtur. O yuzden bugün başımıza gelen ve gelecekte gelecek olanların hiçbirinin mazereti "bilmiyorduk" olamaz. Hesap geliyor bakalım hangimize ne kadar düşecek.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Merhametli bir insanım ama sen ölsen çok üzülmem "vasat" kelimesini "kötü" yerine kullanan şahıs. Hem dümdüz "kötü" yerine arapça "kötü" kullanmak hoşuna gidiyor, hem de Arapça kötü ne demek bilmiyorsun. Not: Az üzülürüm ama tabi manyak mıyım ben? Siz yine de anlamını bilmediğiniz kelimeleri çok kullanmamaya çalışın ama anacım.
Bir yazarı ilk kitabında keşfetmeyi çok seviyorum. Henüz suyu çıkmamışken, kimseler de bilmezken. İlk kitapların ilk baskılarından oluşan bir kolleksiyonum var ve bu sanırım hayatta sahip olduğum için en fazla gurur duyduğum şey. İki gün önce yine birini keşfettim ve adamın diline aşık oldum ya. Kitaptaki kadını kıskandım "ben olsam asla gitmezdim" falan dedim. Halbuki giderdim. İyi yazarla yaşanmaz. Seversin, yorulursun sonra da gidersin. Şu Ömer Evren Kuzu neye benziyor mesela bilmiyorum ama üçüncü kez kurcalıyorum kitabını. Bu siteye de ben ekledim, bundan kendime gurur devşirdim ^^. Keşke elimde olsaydı da Hakan Günday ve Murat Menteş'i de hiç görmeseydim, tiplerini bilmeseydim ama ilk kitaplarının ilk baskıları elimde olsaydı. OF!
Aptala aptal dediğimiz için aptalın bize aptalca sitem etmediği bir dünyada yaşamayı dilerdim. Öyle bir dünyada rahatça "Hercai mi okuyorsun ne kadar aptalsın. Yok hayır yazarını kıskanmıyorum, yazarını benim asla inanmadığım insan aptallığının dibini keşfettiği için takdir ediyorum ki bu aptallığın dibi sen oluyorsun. Keşke bunu anlayabileceğin zekaya 10 dakikalığına da sahip olsaydın ^^" diyebilirdim. Ama o dünyada değil, "sanane ya sananeeee! İstersem Pucca okur istersem Hercai okurum SANANEEE" dendiği ve tartışmanın da bittiği bir dünyada yaşıyorum. Ölsem mi acaba? Evet keşke ölsem ya da girmek için minimum iq puanı şartının 120 olduğu bir adaya hapsedilsem.
OKS'den muzdarip olduğum için başladığım her işi bitiririm. Bu beni çok zor durumlara soksa da rahat edemediğimden ne pahasına olursa olsun gerçekleştiririm. Bunun istisnası çok azdır. Hercai de bunlardan biri. Kuzenimin elinde görüp, 400 sayfalık olmasının da merakıyla, aldım okumaya başladım ve 80. sayfada artık dayanamayıp bıraktım. Bu bir de bir serinin ikinci kitabıymış ve dizisi çekilmiş. Böyle bir kitap 10 yaşındaki bir çocuğun eline nasıl ve neden geçer bir yana ilk başta neden basılır anlayamıyorum. Yani ben yayınevi sahibi olsam, bana böyle bir dosya gelse gülerim herhalde. Cesaretinden ötürü kutlar, arkadaşlarımla dalga geçmek üzere çeşitli sayfalarının fotoğrafını gizlice çeker, sonra da yazar adayı (!) arkadaşı nazikçe ofisten kovarım. Ama gerçek hayat böyle değil tabi. Gerçek hayat pek çok kaliteli yazarın şunların harala gürelesinde yok olup gittiği bir yer. Şimdi bu kitaba kimler oy vermiş, kim okumuş diye baktım da bazı profillerde "Yaşar Kemal" kitapları gördüm. Yani hem "İnce Memed", "Karınca'nın Su İçtiği" vb. kitapları hem de bunları mı okuyorsunuz arkadaşlar? Bunu nasıl yapabiliyorsunuz bu benim edebiyat zevkimde tantuninin içine nutella döküp yemeye benziyor. "İkisini ayrı zamanlarda yiyoruz tabi ki" diyebilirsiniz ama sanat zevki öyle bir şey mi anlayamıyorum. Hem gladyatör maçına gidip hem de vegan olmak gibi. Tuhaf bir durum. Tabi bu bizi ilahi şu soruya getiriyor "sanane?". Cevabını başka bir incelemede verdiğim için yanıtı tekrarlamıyorum. Zaten buna vakit ayıran birinin bu cevabı anlayabileceğini de düşünmüyorum ama nedenlerden en basiti olarak kağıdın ağaçtan üretildiğini söyleyebiliri. Yazıktır. Kitaba dönecek olursak, yani ne desem çok bilemiyorum da ama, insanlık tarıma geçtiğinden beri anlatılan "uygun şartlara sahip olmayan bir
Edebiyat
Hercai II: MeftunSümeyye Koç · Epsilon Yayınevi · 20181,724 okunma