Çünkü annem bir yerden sonra hayah geriye doğru yaşamayı seçmişti; etrafında olup bitenlere karşı alabildiğine kayıtsızdı, hafızasının arka odalarındaki tozlu dünyaya dalmıştı, geçmişte kalan olaylarla, birçoğu ölüp gitmiş insanlarla zaman geçirmeyi yeğliyordu, bu konaktan ayrılacak olursa hafızası yavaş yavaş kaybolacak, ölümü andıran koca bir boşluğa düşecekti. Kendisini hatıralarıyla ördüğü çemberin içine kapattı, kimseyi oraya sokmak istemiyordu. Bir hayat kaçağı olmayı seçti. Herkesin hafızasından ve hatırasından silinmeyi bekledi.
Ne tuhaf, insanlar ölüyor, bedenleri toprak altında çürüyor ama seni yaralayan zehirli sesleri ölümsüzlüğe erişip hayatın boyunca kalbinde ve kulağında kalıyor.
Ayrılığın yası, ölümün yasından uzundur. Ruhunu esir eden ve kulaklarını gitgide sağırlaştıran dünya acısıyla baş edebilmenin yolunu arıyordu Beethoven.