''Bu kadar büyük acılar bu kadar küçük çocukların dilinden dökülmemeli..''
Okuduğum kitaplar arasında diğerlerine nazaran aklımda ve kalbimde en çok iz bırakan, ana karakterleri küçük çocuk olan kitaplar .. Bunu neden açıklama ihtiyacı duyduğumu incelememi okuyunca anlayacaksınız ..
Paris'te yaşlı bir hayat kadını olan Madam Rosa'nın , diğer hayat kadınlarının sefalet içindeki çocuklarına bakarak para kazanmasını anlatan ilginç bir kitap..
Anneleri tarafından bu kadına bırakılan çocukların çoğu bir daha ne annelerini görür ne de babalarının kim olduğunu öğrenme fırsatları olur.
Madam Rosa'nın yanına verilen Momo kendi adıyla Muhammet de bu çocuklardan biridir ve henüz 10 yaşındadır.
Yahudi soykırımından kurtulan emekli hayat kadını Rosa ve müslüman bir Arap olan Momo 'nun aralarındaki bağı , göçmenlerin hayatını, suçluları , yoksulluğu ve yalnızlığı son derece içimizde hissettiren bu kitap bir çocuğun dilinden bize aktarıldığı için de ayrıca iz bırakıyor.
Çok farklı ve uçlarda olan bir hayatın içine dalıyoruz ve şartlar ne olursa olsun yaşından büyük sorumlulukları da olsa bir çocuğun korkularının , yalnızlığının, tutunacak bir dala olan ihtiyacının dünyanın her yerinde aynı olduğunu görüyoruz.
Kendisine bakan bu yaşlı kadına olan sadakat duygusu, her ne kadar diğer çocuklar gibi bir ailesi olmasını istese de Madam Rosa'yı kaybedecek olmanın Momo'nun kalbinde yarattığı korku ve onca imkansızlık içinde ne olursa olsun elinden geleni yapma çabası insanı derinden etkiliyor.
Eleştiri odağı olmaya açık ,son derece uçlarda kurgusu olan bir kitap fakat yan sokakta yaşanmış kadar da gerçekçi . Bu hikaye ve Momo sizde derin bir iz bırakacak.
İyi okumalar dilerim..