Merve

Merve
@Merveagduman
Puan vermedi·440 syf.··
2026 3. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 22:04
Annemin Uyurgezer Geceleri benim için hızlı okunup rafa kaldırılan bir kitap olmadı. Okurken sık sık durup düşündüm, bazı yerleri tekrar okudum. Çünkü bu kitap olay anlatmaktan çok duygu anlatıyor ve o duygular insana ister istemez kendi hayatını sorgulatıyor. En çok etkilendiğim şey, annenin uyurgezerliği oldu. İlk başta bunu sadece fiziksel bir durum gibi düşünmüştüm ama sayfalar ilerledikçe bunun aslında bastırılmış geçmişin bir yansıması olduğunu hissettim. Gündüz güçlü duran, susan, her şeyi içinde tutan bir annenin; gece kontrolsüzce dolaşması bana bilinçaltının isyanı gibi geldi. Sanki gündüz sustukları, gece ortaya çıkıyordu. Anne–çocuk ilişkisi de çok gerçekçiydi. Okurken yer yer anlatıcının annesine duyduğu öfkeyi, yer yer onu koruma isteğini ben de hissettim. Bu çelişki bana çok tanıdık geldi. Çünkü çoğu zaman ebeveynlerimizi ya tamamen güçlü ya da tamamen hatalı görmeye eğilimliyiz. Oysa bu kitap, annenin de yaraları olan bir insan olduğunu hatırlatıyor. Bu yönüyle beni en çok düşündüren şey şu oldu: Annemizi gerçekten ne kadar tanıyoruz? Kitabın dili sade ama duygusu ağır. Öyle büyük olaylar, dramatik kırılmalar yok; daha çok içsel çözümlemeler var. Zaten kitabın gücü de burada. Sessiz ilerliyor ama etkisi derin oluyor. Bazı cümlelerde kendimi yakalanmış gibi hissettim. Özellikle geçmişin çocuklar üzerinde bıraktığı izler anlatılırken. Bitirdiğimde içimde hafif bir hüzün kaldı. Büyük bir şaşkınlık ya da sarsıcı bir finalden çok, yavaş yavaş çöken bir farkındalık hissi vardı. Bu kitap bana, travmaların sadece yaşayan kişide kalmadığını; bazen farkında olmadan aktarıldığını düşündürdü. Kısacası, Annemin Uyurgezer Geceleri benim için bağırarak değil, sessizce etkileyen bir roman oldu. Eğer karakterlerin iç dünyasına inmeyi, psikolojik derinliği ve aile
1000k
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·336 syf.··
2026 1. kitabı
Yazarını Tuba Koç şahsen tanımıyor olsam da, elime geçen iki kitabından biri olan Yasak Şehrin Kırmızı Duvarı benim için okumaktan büyük keyif aldığım eserlerden biri oldu. Bu kitabı okuma fırsatını bir iş arkadaşım sayesinde elde etmiş olmam da ayrıca güzel bir tesadüf diyebilirim. Yazarın ikinci kitabı olmasına rağmen (ilk kitabını okumamış olsam da) kalemini oldukça başarılı bulduğumu söylemeliyim. Betimlemeleri, olay örgüsünün sağlamlığı, hikâyenin akıcılığı ve karakterlerin özenle kurgulanmış olması kitabı sürükleyici kılan en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Okurken kopmadığım, sayfaları merakla çevirdiğim bir anlatımı var. Özellikle kadınlar açısından değinilen önemli noktalar ve bu konularda farkındalık oluşturmaya yönelik yaklaşımı benim için kitabı daha da anlamlı kıldı. Satır aralarında verilen mesajların doğallığı ve samimiyeti, eserin yalnızca bir hikâye anlatmakla kalmadığını, aynı zamanda düşündürmeyi de amaçladığını gösteriyor. Belli ki bu kitap yoğun bir emeğin, ciddi bir düşünsel sürecin ve güçlü bir hayal dünyasının ürünü. Okuduğum için gerçekten memnun olduğum eserler arasında yerini aldı. Bu yolda yazara gönülden başarılar diliyor, ilerleyen zamanlarda çok daha güzel ve etkileyici eserler ortaya koyacağına inanıyorum.
1000k
Yasak Şehrin Kırmızı DuvarıTuba Koç · Ayrıkotu Yayınları · 20254 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2025 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2025 21:02
Nazan; bir başka deyişle El Kızı... Kitabın finaline atıfla başlayan romanda denizde ölü bulunan kişinin kaynana Hacer mi gelin Nazan mı olduğunu tahmin etmekte zorlandım diyebilirim. Oldukça sürükleyici ve akıcı bir anlatımla yazılan, Orhan Kemal'in "ağlayarak yazdığım kitap" düşüncesini destekler nitelikte bir eser. Kadının toplumdaki yerinin, toplumun kadına bakış açısının ve gelin-kaynana geçimsizliğinin oldukça güzel işlendiğini söylemek mümkün. Nazan'ın hissettiği kimsesizlik ve çaresizlik duygusu insanın içine işliyor. Bir yandan da onun bu kadar pasif olup her şeyi anında kabullenmesi de insanı çileden çıkarmıyor değil. Ensesine vur ekmeğini al diyebileceğimiz cinsten bir kadın Nazan. Mazhar'la büyük bir aşkla başlayan evliliğinin onu korkunç bir sona sürükleyeceğini bilemeyecek hatta tasavvur dahi edemeyecek kadar masum ve saf. Şu gün bile böyle kadınların var olduğunu düşünmek ise çok acı verici... Kaynana Hacer'e sıra gelince; şeytana işini bıraktıracak cinsten, herkese ahlak dersi veren fakat kendi hayatında bundan bihaber olan fenaların fenası bir insan. Adeta anneliğini oğlu üzerinde manipülasyon aracı olarak kullanmayı kendine görev edinmiş. Peki ya sana ne demeli avukat Mazhar? Gönlünü düşürdüğün, severek evlendiğin, sözde değer verdiğin karın sana yeterince cilve yapamıyor diye onu kapının önüne koyma hakkını kendinde görmen ne çeşit bir kibirlilik seviyesi? El birliğiyle çıkardılar Nazan'ı o uçurumun kenarına. Onun arkamdan geliyor dediği, ölümüne korktuğu köpek sesleri aslında onu ölüme sürükleyen her kafadan ayrı çıkan seslerdi belki de. Bile isteye, göz yumarak çıkardılar seni o uçuruma ve attılar kör karanlığa. Hiçbir kadının ıssız ve kimsesiz kalmaması dileğiyle...
1000k
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,3bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2025 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2025 13:44
Kitabın gerçek bir yaşam hikâyesinden uyarlandığını ve yazarın psikiyatrist olduğunu bilmek, demek ki böyle hayatlar da varmış dedirtiyor insana. Narsisizm; kısaca kişinin kendisine aşık olma durumu. Bu kitaptaki adıyla Kenan Baran, hayatlarımızdaki adlarıyla Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma...İsimler her ne kadar değişiyor olsa da kendisini geri kalan herkesten önemli ve değerli gören bu insanların toplumda fazlasıyla var oldukları gerçeği değişmiyor. Sizi büyük bir ustalıkla manipüle eden bu tarz insanlar beğenilme arzusuyla yanıp tutuşurlar. Yaptıkları işler takdir edilsin, herkes onların etrafında pervane olsun, ortamda odak noktasına yerleşsin isterler. Tıpkı kitabın başrolü gibi. Birçok açıdan eksik olan karakteri ve kişisel gelişimini hayattan farklı arayışlar içine girerek kamufle etmeye çalışan fakat sonunda bu gerçekle en acı şekilde yüzleşmek zorunda kalan birisinin hayat hikayesi burada anlatılan. Karakterin gelişim yolculuğuna (bakış açısına göre değişir) şahit olabildiğiniz, bilimsel dilden uzak toplumun her kesiminden insanın anlayabileceği şekilde yazılmış olması sebebiyle kolayca akıyor kitap. Merak unsuru da işin içine girince insan; acaba düzeldi mi yoksa aldığı ahlar sebebiyle belasını buldu mu diye merak etmiyor değil Neyse ki sonunda verdiği mesaj güzel. Böyle bir cenderenin içine sıkışıp kalmış bile olsa hayatta her zaman bir çıkış yolu olduğunu gösteriyor insana. Bu noktada Kenan'ın kendi öz farkındalığına ulaşması da etkili tabi. Çünkü değişime ve gelişime dirençli olan birini ne kadar uğraşırsan uğraş ikna etmek çok zordur. Bazı insanlar böyledir; narsist olduklarının farkında bile değillerdir, empatiden yoksunlardır ve bakış açılarını değiştirmek neredeyse imkansızdır. Temeli bomboş bir özgüven içindedirler ve onlara bunun böyle olduğunu
1000k
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,8bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2025 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 20:50
Nazım Hikmet'in annesi, Yahya Kemal'in sevgilisi, paşa kızı, ressam, sanatçı, ela gözlü pars...Aslında tüm bu lakaplardan münezzeh Celile Uğuraldım. Kendi seçtiği, uygun gördüğü soyismi ile. Yahya Kemal'in; Artık demir almak günü gelmişse zamandan Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. dizelerinin yegane ilham kaynağı. Anlatımı ve dili akıcı biyografik bir roman. Bir solukta bitirilebilir. Konu bütünlüğü, geçişler ve mesajlar oldukça net verilmiş. Kitabın etkileyici mesajlarından biri de Celile'nin şu sözleri aslında; "O ince derin şiirler gönülden gelmiyormuş. Sadece kelimelerin ustalıkla yan yana dizilmesinden ibaretmiş meğer." Okundukça herkesin payına düşeni aldığı bir roman, yazarın Osman Balcıgil kalemine sağlık.
1000k
CelileOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,8bin okunma