bi arkadaşımın talebi üzerine bu genç yazarımızla tanıştım. maalesef kitabını hiç sevemedim ve epey başarısız buldum. ama bu sayede size bu kitabı neden bu kadar başarısız bulduğumu ve bir öyküden neler beklemediğimi anlatacağım.
kitabımız altmış sayfadan oluşan on civarı minik öykünün bir derlemesi. bu öykülerin çoğu güncel politik konulara değiniyor, bunu yaparken de yazarın kitabı "çocukluğuna" adamasından anlayacağınız üzere bir de aile mefhumunun karanlık dehlizlerinde geziniyor kendince. aslına bakarsanız bu iki tema da - başarılı işlenirse şayet- oldukça sevilebilecek ve kalıcı olabilecek kurgulara gebe olabiliyor. ama maalesef ki biz bu kitapta başarının b'sini göremiyoruz (bence).
bu kitabı neden hiç sevmedim?
yazarımız günümüzde belli başlı bazı kişilerin de yaptığı gibi politik yazarsa iyi işler çıkaracağını düşünmüş çünkü. yazara dair okuduklarımdan anladığım kadarıyla sosyal medyada aktif ve güncel meselelerde sesini kısmayan biri. bu cesaretine sığınarak da aslında iyi niyetli bir taraftan bütün bu hislerini ve haksızlığa ses çıkarma meselelerini edebiyat yoluyla da dile dökmeyi denemiş. lakin olmamış. olmamış diyip duruyorum çünkü bence yazar türkiye gerçeğinden çok uzak. anlatmak istediği hikayeleri gerçekten görmediği, deneyimlemediği o kadar belli ki.. anadolu'da yaşayanlar demek istediğimi anlayacaktır. bazı iyi niyetli politik doğrucular bu memleketteki hikayeleri kendi sırça fanuslarından ellerine alıp işlemeyi pek severler ama bunu yaparken ne kadar yapmacık durduklarını bir türlü farketmezler. bence bu yazarın sorunu tam olarak bu. yazdığı her şey niyeti ne kadar iyi olursa olsun inanılmaz yapmacık. gerçekten uzak. anlatmak istediği hikayeleri içselleştirememiş de onlara sempati besleyip sizin sesiniz olucam gibi bir komplekse girmiş gibi geldi