Merve

filistinli feminist yazar hulud hamis'ten harika bir roman
Puan vermedi·190 syf.··
2023 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2023 00:00
kitabımız filistinli özgür bir kadın olan meyzun' un bakış açısından; işgale, kimliğe, aşka ve cinselliğe dair ve de tüm bunların ortadoğunun göbeğinde, işgal altında bir şehirde nasıl yaşandığına dair oldukça ilginç bi hikaye sunuyor bize. ana karakterimiz meyzun, babasının gölgesinden kendini sıyırmış ama buna rağmen köklerinin trajedilerinden kurtulamamış hristiyan bir takı tasarımcısı. ana karakter desem de en az onun kadar önemli iki karakterimiz daha var: erkek arkadaşı ziyad, apolitik bir müslüman. ve işgalden sonra oluşturulmuş kamplardaki çocukları gönüllü olarak sağlık kontrolüne götüren meyzun'un o sıralarda tanıştığı, hayatı bir mülteci kampında geçen queer karakterimiz, şahd. kitabı okurken yüzüme çarpan en önemli gerçek filistinle ilgili ne kadar az şey bildiğim oldu. bunca zamandır yanı başımızda duran, işgal altında yıllardır pasif bir direniş (bknz. sumud ideolojisi ve yaser arafat) sergileyen insanların gerçekliğine ne kadar uzak olduğumu farketmek beni utandırdı. o yüzden filistin'e dair tüm okuma önerilerinize açığım. ayrıca kitabı değerli kılan tabi ki bütün bu yaşananları queer bir kadın karakterin gözünden görmek. feminist bir bakış açısından okumak. her yönüyle okumaya değer bi kitap. çokça önerimdir. lütfen okuyunuz ve okutunuz. ve okurken arkada mutlaka bir fairuz açınız.
Roman
Hayfa'nın Kırık ParçalarıHulûd Hamis · Güldünya Yayınları · 20164 okunma
Reklam
dünyanın gözyaşları ve deniz gezgin sembolizminin yarattığı iç burukluğu
Puan vermedi·96 syf.··
2023 31. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2023 00:00
deniz gezgin'den kısacık olmasına rağmen dopdolu bir anlatı. toprağa, suya, rüzgarın ıslıklarına, yuva'ya ve gözyaşlarına dair bir roman. bütün bunlardan beslenen, okurken hiç görmediğimiz karanlık dünyalarda, içimizin dehlizlerindekine benzer parıltılar yakalayabildiğimiz bir hikaye bu. iki baş karakterimiz var. luçe ve kara. hikayemiz luçe'nin volkanın bağrına doğuşuyla başlıyor, luçe'nin ışıltısı ve kara'nın uçarılığı dikenli rüzgarlar eşliğinde birleşiyor, kara'nın yuva'dan kaçışından sonrasıyla derinleşiyor. deniz gezgin inanılmaz bir sembolizmle insanın içinde düğümler yaratan bir distopya yaratmış. bunu öyle başarılı yapmış ki okurken bir distopya okuduğunuzun farkına bile varamıyorsunuz. her bir detayı ustalıkla işlenmiş çünkü. gözler, kanatlar, çiçekler, kuyruklar başlangıçta içine girmesi zor bi metin gibi görünse de içinizin dehlizlerinde gezine gezine bir çırpıda bitiyor. herkes sevmeyebilir, ben çok sevdim. o yüzden de tavsiyedir, çokça.
Roman
Gözler Kanatlar Çiçekler KuyruklarDeniz Gezgin · Can Yayınları · 2023208 okunma
birkaç samimiyetsiz öykü ve bolca samimiyetsiz övgü
Puan vermedi·64 syf.··
2023 26. kitabı
bi arkadaşımın talebi üzerine bu genç yazarımızla tanıştım. maalesef kitabını hiç sevemedim ve epey başarısız buldum. ama bu sayede size bu kitabı neden bu kadar başarısız bulduğumu ve bir öyküden neler beklemediğimi anlatacağım. kitabımız altmış sayfadan oluşan on civarı minik öykünün bir derlemesi. bu öykülerin çoğu güncel politik konulara değiniyor, bunu yaparken de yazarın kitabı "çocukluğuna" adamasından anlayacağınız üzere bir de aile mefhumunun karanlık dehlizlerinde geziniyor kendince. aslına bakarsanız bu iki tema da - başarılı işlenirse şayet- oldukça sevilebilecek ve kalıcı olabilecek kurgulara gebe olabiliyor. ama maalesef ki biz bu kitapta başarının b'sini göremiyoruz (bence). bu kitabı neden hiç sevmedim? yazarımız günümüzde belli başlı bazı kişilerin de yaptığı gibi politik yazarsa iyi işler çıkaracağını düşünmüş çünkü. yazara dair okuduklarımdan anladığım kadarıyla sosyal medyada aktif ve güncel meselelerde sesini kısmayan biri. bu cesaretine sığınarak da aslında iyi niyetli bir taraftan bütün bu hislerini ve haksızlığa ses çıkarma meselelerini edebiyat yoluyla da dile dökmeyi denemiş. lakin olmamış. olmamış diyip duruyorum çünkü bence yazar türkiye gerçeğinden çok uzak. anlatmak istediği hikayeleri gerçekten görmediği, deneyimlemediği o kadar belli ki.. anadolu'da yaşayanlar demek istediğimi anlayacaktır. bazı iyi niyetli politik doğrucular bu memleketteki hikayeleri kendi sırça fanuslarından ellerine alıp işlemeyi pek severler ama bunu yaparken ne kadar yapmacık durduklarını bir türlü farketmezler. bence bu yazarın sorunu tam olarak bu. yazdığı her şey niyeti ne kadar iyi olursa olsun inanılmaz yapmacık. gerçekten uzak. anlatmak istediği hikayeleri içselleştirememiş de onlara sempati besleyip sizin sesiniz olucam gibi bir komplekse girmiş gibi geldi
Edebiyat
Kapanda Bir HayalBurcu Ünlü · İthaki Yayınları · 2021350 okunma
gidememeye ait olmak
Puan vermedi·128 syf.··
2023 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2023 04:10
tuğba doğan'dan 130 sayfalık bir modern tutunamama hikayesi. kitabımız salih karakteri çevresinde dönen üç bölümden oluşuyor. ilk bölüm nefaset lokantası'nda bir veda yemeği. salih gitmek isteyenlerden, gitmeye and içenlerden biri. bu ülkeye, bu topraklara ait hissetmeyen ama nereye ait hissettiğini de bilmeyen. gittiği yerde mutlaka taşı gediğine koyacak bir aitlik bulacağı umuduna tutunan biri. benim gibi biri. o yüzden çok sevdim salih'i daha ilk sayfadan. salih'i anlamak, hikayesinin için girmek hiç de zor olmadı benim için. ikinci bölümde ise salih'in yanı sıra nihan'ın hikayesine tanık oluyoruz. bu tanıklık süresince salih ile nihan arasındaki dinamiği iç sızlatan bir imrenişle izlerken onlara yaklaşan üzücü sonu sezer gibi oluyoruz. çünkü salih bu, o ait olmaz, o mutlu olmaz. o bu dünyaya neredeyse'leri yaşamak üzere gelmiştir. üçüncü bölümde de bu neredeyse'lerin temeli olan çocukluğu görüyoruz zaten. hikaye bir bütün oluyor. salih'in bugününden başlangıcına giden zaman sarmalında bir o yana bir bu yana onunla beraber salınırken, onun cüce'sinin bizim cüce'mizle kardeş olup olmadığını bile sorguluyoruz. çünkü her bir cümle okuyucuya o kadar iyi işliyor. her bir sayfada hikayenin içine girmeyi bırakın, hikaye sizmişsiniz gibi hissediyorsunuz. bence bu edebiyattır. nefaset lokantası bence çok güçlü bir metin. yüz sayfaya yakın bir hikayenin içinde barındırması gereken her bir ögeyi en iyi haliyle barındırıyor. kitabın karakterleri, dili ve ruhu bir bütün olarak inanılmaz hissettiriyor. ben çok sevdim. bu kitabı herkesin okuması isterim. mutlaka edinin, okuyun. salih'le mutlaka tanışın derim. her kitaba söylemem bunu ama bir gün nefaset lokantası'nı da çok satanlarda görmek ümidiyle.
Roman
Nefaset LokantasıTuğba Doğan · Yapı Kredi Yayınları · 20192,330 okunma
ÇOK SİNİRLİYİM BU KİTABA
Puan vermedi·456 syf.··
2023 17. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2023 04:36
dünya üzerinde kitapları cinsiyet spektrumu üzerinden değerlendiren bir yazılım olsaydı bu kitap errrkek oğlu errrkek çıkardı. herif hem cinsiyetçi, hem ırkçı, hem de 400 sayfa aksiyon filmi yazıp millete kitap diye kakalamış. valla büyük başarı. kusura bakmayın bu yorum biraz edebiyat dışı AMA bu kitabın hakkı bu. kusura da bakabilirsiniz, kusura bakanlar da kesin erkek olur. bu kitabı bitirdiğim günün 8 marta denk gelmesi de ayrı bi ironi. AY NEYSE. size şimdi kitabı önce belli başlı anahtar kelimelerle anlatıcam tamam mı? kelimelerimiz seks, erkek, silah, seks, cariye, düşman, CIA, seks, ABD, savaş, soğuk savaş, sıcak savaş, seks, kahraman erkek, kahraman olmayan erkek, hain erkek, üstün erkek, kadınları inanılmaz tatmin eden erkek, hayattaki tek amacı üstün erkeği tatmin etmek olan kadın, erkek sanılan güçlü kadın, erkek sanılan güçlü kadını da iki kelimesiyle alaşağı eden erkek, zayıf kadını zaten halihazırda alaşağı etmiş erkek ve evet bildiniz yine erkek erkek dostlarım gücenmesin ama başka türlü anlatamazdım. bu kitabı övenlere sevenlere de akıl fikir diliyorum, 8 martta kadın hakları storysi falan atmayın bari arkadaşlar, ayıptır çünkü.
ŞibumiTrevanian · E Yayınları · 20249,5bin okunma
Reklam