Patanjali'nin Yoga Sutraları'ında (Sri Swami Satchidananda) önsöz olarak sutralara geçmeden önce der ki "truth is one, paths are many". Yani, gerçek tektir, yollar çoktur. Siddharta' da da öz ben'i bulmada geçtiği bu çeşitli yolları okuyoruz. Söylenen öz, yani ben, dünyevi duygulardan elini eteğini çekip, meditasyon ve inziva ile mi elde edilir, yoksa hepsinin içinde bir bütün müdür? Arayış içinde öğretilerin peşinden koşmak cevap mıdır?
Yoga ve nörobilim ile ilgili okuduğum birkaç kitabı zihnimde yoğurduğumda görüyorum ki herkesin algısı farklı. Yaşanan tecrübelerle beyin devamlı değişiyor. Yoga herkesin içinde aynı özden olduğunu söylüyor, bilim ise atalarımızdan gelen izler taşıdığımızı, evrim sürecinde hayatta kalmak için edindiğimiz deneyimlerimizin bizi insan yaptığını.
İşte bu kitapta ben bu ikisinin benzerliğini buldum. Evet insanız, duygularımızla ve algılarımızla insanız. Bunlardan uzaklaştığımızda öz beni buluyoruz belki ama kendimizden-benimizden- mi uzaklaşıyoruz? Hissettiklerimizle, duyularımızla severiz, anlarız herşeyin içindeki özü, kendimizle özdeşleştirerek bir oluruz.
Güzel bi çıkarım yapmış Hesse, kendi adıma bazı sorularımın cevaplarını buldum.