Fransızların deyimiyle kendim olmaktan çıkmıştım; bir anlık isyanın korkunç cezalarla sonuçlanacağının farkındaydım ve her isyankâr köle gibi çaresizlik içinde deneyebileceğim her yolu deniyordum artık.
Her insani duygunun içinde bir bencillik, inatçı bir amaç, ince bir baskı , aşılamayacak, umutsuz mecburiyetler vardır. İnsanlardan artık gerçekten bir hiçbir şey istemediğini, kadınlardan yardım beklemediğini biliyorsan, para, güç ve başarının şüpheli bedeline ve ürkütücü sonuçlarına vakıfsan, artık hayattan tek beklentin yanına hiç kimseyi almadan, yardım ve konfor olmadan bir köşeye çekilip ruhunda yavaş yavaş, tıpkı zamanın kıyılarında çağladığı gibi çağlamaya başlayan sessizliğe kulak vermekse ….
İşte o zaman çekip gitmeye hakkın vardır .