Nasıl etle kemik birbirinden ayrılmazsa, geceyle gündüz birbirini tamamlıyorsa, aynı şekilde madde ilimleri ile manevî ilimler de birleşmeli, elele vermeli, insanı huzura, mutluluğa, sağlığa, başarıya götürmeliydi. İnsanoğlu yerdeki kum tanesinden, gökyüzündeki Samanyolu’na kadar bütün varlığı, insanıyla, hayvanıyla, nebatıyla, cemâdatıyla aşkla heyecanla kucaklamalıydı. “Sevmek devam eden en güzel huyum” demeliydi. “Sevdiğimi demez isem sevgi derdi boğar beni” demeliydi.
İnsan birini sevince, o sevdiği gözünde dünyalara bedel olur. Sevdiğini içinde büyütür. Ondan gelen taş da olsa, sevenin gözüne gül gibi görünür. Herkes sevdiğini sevsin ister. Onu sevmek saadetlerin en mühimidir..Taşlıcalı Yahya'nın gönlünden kopan şu sözler ne de güzeldir..
"Keşke sevdiğimi sevse kâmu halk-ı cihân.."
Bu sevgi başka sevgidir. Allah herkese nasip etsin..
youtu.be/v6-EprB5Fx8