Herhangi bir konuda, her hatırlamada aynı ağrıları çekiyor olsak yaşamak dayanılmaz olurdu. Düzeneğimizin bizi koruyan ve kollayan bu şefkatli numarasına bayılıyorum.
Haziran diyorsun, haziran da geleceğim. Parmaklarımla sayıyorum: 1,2,3,4…. Sekize gelince duruyorum. Zor, çok zor bir problemi çözer gibi sekiz ayın anlamını kavramaya çalışıyorum. Ama kavrayamıyorum bir türlü. Nasıl geçer bu sekiz ay? Nasıl? Bir uykuya dalmalı, sekiz ay sonra uyanmalı. En iyisi bu. Ve Haziran’ı özel bir ad , bir ülke adı yapmalı. Sevgilim, haziran da haziran’a
gelecek.
Bilmek başka, hissetmek başkadır. Bilmek dünyanın kolay işi artık, çağımız o meseleyi bilim ve teknikle çözüyor, şimdi insanlar hissetmenin sırrına ermek ihtiyacında.