Merve Kaygusuz

Puan vermedi·168 syf.··
2026 2. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mart 2026 03:32
İçimizde varolan ama tarif edemediğimiz duyguları o kadar güzel anlatmış ki okurken altını çizmeden geçemedim. Maria o kadar güzel bir karakterdi ki çoğu zaman ona kendimi yakın gördüm ve hatta söylediği şeyleri sanki ben söylüyormuşcasına hayret ettim. Maria sevginin azıyla yetinmeyen bir kadındı. Kendi değerinin farkında, güçlü ama bir o kadar da sevilmeye ihtiyaç duyan… Fakat o ihtiyaç, korkularıyla birlikte var oluyordu. Kırılmaktan en çok kırmaktan, yanılmaktan, yanlış birine inanmış olmaktan korkuyordu. Çok isteyip, yine de biteceğini düşündüğü için hiç başlamamayı seçebilecek kadar temkinliydi. Duygularını sınırlayarak yaşamak zorunda bırakması, çok istemesine rağmen umutsuzluğu aslında ruhunun herhangi bir duygunun azıyla yetinemeyeceği kadar doyumsuz olması ve bu hayatta denk gelemeyecek kadar özel birini arıyor olması Maria’nın da benim için çok özel bir insan olduğu kanaatine getiriyor. Onu tanıdığım için, kendimden parçalar bulduğum için çok mutluyum. “Ben yüzde yüz doyurmayan, bana tam manasıyla lüzumlu görünmeyen şeyleri yapmak, beni kendi gözlerimde küçültüyor…” “Benim beklediğim aşk başka! O, bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka, istemek, bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka… Aşk bence bu istemektir. Karşı konulmak bir istemek!” Birbirini yıllarca umutla arayan iki ruhun kavuşması ile kaderin onları ayırması arasındaki o kısacık ama koca bir ömrü etkileyecek kadar güçlü duyguları yaşamanın bedelini kitabı okuyunca derinden hissediyorsunuz. Belki de Maria korkmakta haklıydı…
Duygu ve Düşünce
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·138 syf.··
2026 1. kitabı
·
236 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 17:31
Ali'nin kazağı tamamlanmayacak artık, annesini öptükten sonra dudağının tatlı yemiş gibi olan tadına varamayacak, lavanta kokan şilteler artık öyle güzel kokmayacaklar, fesleğenlerin okşayınca kokusu etrafa serilmeyecek ve en acısı artık her sabah fabrikaya benzeyen semaver artık buharlanmayacak. Ali artık çay değil, duvara sırtını vererek üstüne zencefil ve tarçın serpilmiş salep içecek.
SemaverSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 201915,2bin okunma
Puan vermedi·626 syf.··
2025 2. kitabı
Ah Jane ahh... Seni hiçbir zaman unutmayacağım. Kimse sana inanmazken ne çok şeyler başardın, kötü bir çocukluk geçirsen de nasıl böyle iyi kalabildin? Karakterinden ödün vermeden, doğru bildiğin yoldan şaşmayarak, gerektiğinde duygularını bastırıp yinede hep doğru bir insan olmayı başardın; gururlu, vicdanlı, sevgi dolu, ahlaki değerlere önem veren, yılmayan, yorulmayan güçlü kadın Jane. Sen kelimelerle anlatılamayacak kadar özelsin. İyi ki seni tanıdım. “Beni bir makine mi sanıyorsunuz? Hissetmeyen bir otomat mı? Sırf yoksul, sade, gösterişsiz ve küçük olduğum için ruhum ve kalbim yok mu sanıyorsunuz? Yanılıyorsunuz! Benim de sizin kadar ruhum ve sizin kadar kalbim var!” “Ben bir kuş değilim ve hiçbir ağ beni tuzağa düşüremez. Ben özgür iradesi olan bir insanım.” ''Kendime değer veriyorum. Ne kadar yalnız, desteksiz ve kimsesiz olursam olayım, kendime saygım o kadar artar.'' ''İyiliğe inanmak, kötülüğe yenilmemektir.'' ''Sevgi, güçsüz bir ruhun oyuncağı değil, kararlı bir yüreğin silahıdır.''
Duygu ve Düşünce
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
Puan vermedi·500 syf.··
2025 3. kitabı
Bu kitabı okuyup, bitirdiğim için ve kendi sağlığımı korumak adına içimi buraya dökmek istedim. Spoiler içerir. Öncelikle öfkeliyim, kırgınım. Her şey bu şekilde gitmek zorunda değildi, insanın tercihleriymiş hayatını mahveden. Sevgi, aşk bu demek değildir? Gerçi günümüzde bile seçimlerimiz bu şekilde kaderimizi şekillendiriyor. Demek istediğim Bayan Catherine, Heathcliff'i ruhunun bir parçası olarak görmesi, çok seviyor olmasına rağmen sırf soylu olmadığı için ve alt sınıftan biri olarak görüldüğü, bu durumun toplum tarafından onun küçük düşüreceğini düşündüğünden ötürü sevgisine, kendisine ihanet edip Bay Linton ile evlenmesi ile bütün trajik hikaye başlıyor... Başlarda Heathcliff'e çok üzüldüm; çocukluğunda Bay Hindley'nin zorbalıklarına maruz kalması, hiç saygı görmemesi adeta bir köleymiş gibi davranılması bir çocuk olarak çok zor bir travmaya sebep oldu. Zaten bu çok aşikar belli oluyor ki çocukken neler yaşadıysa kader motifini de ileriki hayatında o şekilde işlemeye devam ediyor. Belki sadece bir aşk bütün her şeyi iyileştirip güzelleştirebilirdi fakat Bayan Catherine' in de onu terk etmesi güzel bir hayata onu bağlayacak bağı tümden söküp atıyor. Heatcliff'e kızgınım evet herkes hata yapabilirdi ama onda ki ışık gerçekten başkaydı, yani o böyle şeyler yapmamalıydı, o hâla içinde ki çocuğun öfkesini bastıramadığı için, hâla kendini yetersiz hissettiği için gücünü herkese kanıtlamak isteyen, çocukça şeyler yapan yetişkin birine dönüşmüş olması benim ona karşı umudumu yitirişime sebep oldu. Her şey kötü ilerliyor Heathcliff'in planı tıkır tıkır işliyor ama kitabın sonunda çok kısa şahitlik edeceğimiz bir aşk yaşanıyor, evet bu benim tekrardan aşka olan umutlarımı yeşertti. Hethcliff'in planı her şeye işleyebilmişken bu güzel aşkın karşısında yalnızca
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Martı Yayınları · 201257,9bin okunma