Bu kraliyet cephelerini ne gibi ne gibi bir utanç ve fakirlik kirletti bilmiyorum; öyle ki duvarların cüzzama yakalandığı bile söylenebilirdi. Artık ne cam ne çerçeve kalmıştı ama pencere aralarında, ardında mahkumların veya delilerin solgun yüzlerini saklayan büyük demir parmaklıklar vardı. Hayatın yakından görüntüsü işte böyle.