Okul sistemini eleştirmesini takdir ediyorum. Sistemin eksik ve yanlış olduğunu ben de düşünüyorum. Fakat bazı söyledikleri ve yapmak istedikleri bizim şu an asla ulaşamayacağımız bir durum.
Sebebi de sadece maddiyat değil. Bir kere ve en başta öğretmen sebebiyle. Öyle bir sisteme alışkınlar ki önce onlara yanlışı anlatmak lazım ki zihniyetten ötürü çok zor. Genelde beni hayalperest, fazla idealist olarak görürler. Bu kitapta söylenenin belki onda birini yapmaya çabalıyorumdur anca yarım dönem sonra karşılık alınıyor. Sonrasında öğrencilerden dolayı mümkün değil çünkü önce insani ve ahlaki eğitimleri yok. Ve en büyük sebebi de ailesi. Ailede ne görürlerse o şekilde öğrenip sınıfa onu getiriyorlar. Aynı ilde farklı ilçelerde farklı okul kültürleri var. İnsanların hem eğitim hem maddiyat hem de zihin yapısına göre şekilleniyor. Ve öğretmenler de artık baş edemeyip pes ediyor. Bazı durumlarda hakta veriyorum. Öyle olaylar durumlar yaşadık ki ağzım açık kaldı desem az kalır.
Çöp atma, tuvalet temizliği, el yıkama, sınıf düzeni, defter tutma, kalem getirme alışkanlığı dahi olmayan çocuklara bu kitapta söylenenleri uygulamak şu an mümkün değil. Ortaokul öğrencisi heceleyerek ilkokul birinci sınıf çocuğu gibi okuyor. Ben bilgisayar öğretmeniyim. Evinde bilgisayar yok. Olan da sadece oyun oynuyor. Ofis programlarını yükletemiyorsunuz. Fare kullanmayı beceremiyor. O kadar geri durumdalar. Yarım dönem zaten önce okuma klavyede yazma, fare tutma anlatmak zorunda kalıyorum.
Evde anne okuma yazma bilmiyor. Baba kitap okumaktan bihaber. Bu çocuğa bağırılmış hep dövülmüş. Kitap okumayı hayal gücünü nasıl anlatacaksın. Çok olumsuz konuştum belki ama gerçekler bu durumda. Ben pes etmemeye çalışan önce islami, ahlâkî hatta siyer bilgisi vermeye çalışan önce gönüllere girmeye çalışan