Kitabın konusunu beğendim. Cümlelerin aşırı uzun olması konuları çok çok uzatarak anlatması kitabı okumamı zorlaştırdı. İstatistik verilerini yerinde ve gerekli buldum. Kendi yada çevresindeki kişilerle ilgili verilen örnekleri beğendim. Kültür ve din farklılıklarından dolayı bazı örnekleri benimsemedim. Provence bölgesinde yer alan rognes köyüne bayıldım. Hayalimdeki yer.
Kitap 500 küsür sayfa değil de 300 sayfa olabilirmiş çok ciddiyim.
Sayfa 238 den başlayan cinsellik konusu 16 sayfa. Aşırı uzun, aşırı detay, aşırı boğucu. Kitabın genelinde çoğu cümleyi 2-3 kez okudum anlamak için. Anlam karmaşaları ve çevirmeyle ilgili anlam kayıpları olduğunu düşünüyorum. Kitaptaki cümlelerin kendini tekrar ettiğini düşünüyorum.
Biz çocuklar akranlarıyla oynamasın mı diyoruz cümlesi bir kaç kez tekrar ediyor. Yada şu konuda bahsettiğim üzere diyip önceki sayfalardaki konu ile ilgili yarım paragraf yine aynı cümleler yazılmış. Dikkatle ve objektif okuyan biri bunu fark edebilir.
Bağlanma köyü diye bahsettiği durumu çok mantıklı buluyorum, yapmaya çalışıyordum. Daha önce İslami bir video izlemiştim. Ve akıllı ebevyen çocuğu doğduğunda çocuğunun arkadaşını seçer diyordu. Mantıklı geldi ve ince ince dokumaya başlamıştım. Dijital dünya ve sosyal medya ile ilgili görüşlerini çok doğru buluyorum. Çevrede de rastladığım üzere çocuklar yemek yemeden pc başından kalkmadan 8-10 saat vakit geçirebiliyor. "Çocuklarımızı sanal aleme kaptırdığımızda onları artık kurtlara karşı koruyamayız. "426
Çocuklarınıza tutunun başlığını görünce yol gösterici, rehber olan, olumlu örneklere verecek olup yardımcı olacak bir kitap fikri oluşmuştu. Ebeveyn ve çocuk ilişkisinin nasıl arttıralacağına dair fikirler bekledim. Ancak olumsuz durumları, örnekleri, akran yönelimli çocuklar ebeveyne terstir cümlesini
Bağlanmanın ilk işi bağlanılan kişiden bir tür pusula iğnesi oluşturmaktır. Çocuklar pusula iğnesine göre yönlerini belirleyebildikleri sürece kayboldukları hissine kapılmaz.