Burada ilginç olan, bu oyunların genellikle kazanması zor oyunlar olması. Yani oyun oynuyor, onun nihai hedefi ne varamadan ölmüş oluyor. (Buda oyunun bittiği anlamına geliyor.) Öldürdükçe tekrar tekrar oynamak istiyor, oyun üstüne oyun oynuyor, hepsinde öldürüyor ve sonsuza dek öldürülüyorlar. Oyun sürmesinin nedeni, yeterince öldüremeden kendisinin öldürülmüş olması. İnsan ilk oyunda bütün düşmanların öldürebilirse, bu basit oyunu yeniden oynaması için belki bir sebep kalmayacaktı. Ama oyun böyle planlamamıştım ki. Sonsuza kadar öldürülme ve öldürme..
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Düğmeyi kullanarak pek çok yaratıcı ya da yıkıcı eylemlerde bulunuruz. Müzik aletimizde Chopin dinlerken telefon çalar, aletin sesini kısıp gider telefonla konuşuruz, sonra dönüp yeniden Chopin’in sesini açarız. Bütün bunlar ne kadar normal görünüyor değil mi ? Düğme üzerindeki güçlerimizi özgürce, her türlü denetim ve uzak bir hezeyan içinde kullanmaktayız.
Sanayi uygarlığı öyle bir toplum yarattı ki, bu toplumun içindeki insanların belli başlı tek bir faaliyetleri vardır, o da işleri. Bu faaliyetlerin yürütülmesi dışında bütün zamanımızı başkalarının gösterilerini izlemekle geçiriyoruz. Durmadan birbirimiz için gösteri yaptığımız, ama asla birlikte icra da bulunmadığımız toplumlarda yaşıyoruz artık.