Bir çırpıda bitirilesi bir kitapken bir çırpıda bitirilmemesi gereken bir kitap. Ben hızlıca bitiren birisi olarak çok yoruldum. Ama uzun uzadıya bir vakite yayarsanız da kişilerden kopabileceğiniz bir gerçek, çok fazla karakter ve birbirine benzer isimler var. Ya da bana rus isimleri hep çok benzer geliyor.
Kitabın başında 43 sayfalık bir önsöz var; fakat ben bunu en son okudum. İyi ki de öyle yapmışım açıkçası en baştan okusaydım biraz havada kalacaktı ve kitabı bitirince illa ki başka bi gözle tekrar okumak isteyecektim.
Roman hızlı ilerliyor, temposunu düşürmüyor. Siz de bu tempodan düşüp de bırakmak istemiyorsunuz ama işte en başta değindiğim yere geliyor olay, boğuluyorsunuz. Üstelik tüm romanı o kadar büyük bir beklentiyle okuyorsunuz ki yorumlardan ötürü, bu durum da açıkçası yorulmanıza sebep oluyor.
Bu çok sevilen yazarı da okuduktan sonra da tekrar anlamış bulunuyorum ki rus edebiyatının benim için bir numaralı adamı hala Dostoyevski'dir.
"Bu uzun yolculuğu düşündükçe içimi bir hüzün kaplıyor. Yolcu, yolun sonunda, kendisini mutluluğun beklediğini bilse de bu hüzün doğaldır, değil mi Efendimiz?"