Erdeşir kralının adamlarından birine bir kitap verdiği ve ona "beni çok kızgın görürsen, bana bu kitabı ver" dediği söylenir. Bu kitapta şu yazmaktaydı:
"Kendini zaptet çünkü sen Tanrı değilsin, sen sadece bir parçası diğerini yiyip bitirmekte olan bir bedensin ve kısa bir süre sonra kurt, toz ve hiçliğe dönüşüceksin."
Bu çalışmayı, "hiç kimse kendi doğruları için başkasına zulmedemez" anlayışını asli bir ahlaki değer olarak kabul etmiş, bu anlayış ile uyuşmayacak her hareketin -velev ki kendi ihtiyaç ve arzularına muvafık olsun- karşısında bedel ödemek pahasına durmuş insanlara ithaf ediyorum. Dilerim ki sayıları hiç eksilmez.
"Kaygısız, minnetsiz hakikati hakikat olduğu için dile getiren ve bu yolda aklı ve vicdanından başka bir otorite tanımayan, idare-i kelam etmeyen kişiye entelektüel denir."
Durmuş Hocaoğlu
Cemil Meriç'in de ifade ettiği gibi "hatırat, smokin giyinip fotoğraf çektirmektir. Tarihin karşısında poz alıştır. İndî hükümler taşır, sübjektiftir." Dolayısıyla netameli mevzularda ve kavgalı şahsiyetlerden intikal eden aktarımlarda handiyse her beyana ihtiyatlı davranmak asıldır.