Merve

Nezaketin örttüğü büyük ahlaksızları görememekten de, kabalığın güzel inanç ve fikirlerimizi çirkinleştirmesinden de Sana sığınırım Allah’ım. Fatma Bayram
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·258 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 13:01
Bir av kulübesinde tatil yapan bir kadın, bir sabah görünmez bir duvara çarpar. Beraberindekiler gittikleri yerden dönmez, duvarın ardında kalan dünyada görebildiği kadarıyla canlı olan herşey o an ne yapıyorsa o şekilde katılaşmış, adeta balmumu bir heykele dönüşmüştür. 'İnsan kadın' artık tek başına. Yalnızca köpeği, kedisi ve inekleri ile hayatta kalmak zorunda, birinin onun için gelip gelmeyeceğini bilemeden. Kitaptaki bu enteresan kurguyu belki dört beş sayfada şıp diye çözdükten sonra, geri kalan kısımlar kahramanın günlük planları, tarım ve hayvancılıkla ilgili girişimleri, doğal hayatın zihninde yarattığı değişim ve dönüşümler üzerine mülahazaları ile ilerliyor. Peki ana olay, dönüm noktası vs diyebileceğimiz bir olay bile yokken bir kitap nasıl bu kadar sürükleyici hissettirebilir? Gerçekten okuması çok ilginç bir deneyimdi benim için. Kendimi benzer durumlarda düşündüğümde yetersizlik hissiyle oldukça kaygılansam da, kahramanın yaşadıklarında garip bir özgürlük ve huzur tonu buldum. Zamanın önemini yitirmesi, doğayla ve hayvanlarla giderek derinleşen bir bağ ve iletişim. Kargaların gelişi ve gidişiyle belirlenen zaman dilimleri. Bir insanın onca zorlukta ve yoklukta bile yemeğini hayvanlarla paylaşacak, bir kedinin yasını tutacak, bir ineğin yalnızlığını dert edecek naiflikte kalabilmesi. Bu deneyimi yaşayan kişinin erkek değil kadın olması, özellikle duygusal kapasite ve bakım verme sorumluluğu açısından, hikâyenin temel dinamiklerinden birini oluşturuyor gibi geldi bana. Modern hayat kabullerinin çok dışında farklı bir düşünsel yolculuk oldu benim için. Ritmini, kalemini, çevirisini, karakter dönüşümünü çok çok sevdim. Oldukça gerçek ve içinde yaşanılmış bir anlatıydı.
DuvarMarlen Haushofer · Can Yayınları · 2008563 okunma
Davranışları ve takındığı tavırlar yüzünden sağduyulu kişiler nezdinde kendisini küçük düşürdüğünü ve gülünç kıldığını temyîz edemeyecek kadar idrâk ve görgü yoksunu ya da nefsine mağlûb olan kimseye zibidi denir. Zibidiler her ülkede ve toplumun her kesitinde rastlanılan marazî bir grup oluştururlar. Önemli olan bunların fert olarak kimler olduğu değil, fakat nasıl tesbit ve teşhis edilebilecekleridir. Zibidinin teşhis edilmesini olağanüstü kolaylaştıran etkenler arasında kendisine yakıştırdığı tavırlarının ve davranışlarının yapaylığını, çiğliğini, zıpçıktılığını ve gerek kendisine gerekse diğer kimselere karşı müraîliğini sayabiliriz. Bütün zibidilerin ortak bir özelliği de kendilerini dev aynasında görmeleri ve dolayısıyla kendilerine hayrân olmalarıdır. Bu bakımdan bütün zibidiler narsisik bünyelidir, yâni kendi kendilerine âşıktırlar.
Puan vermedi·166 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 13:50
Gel de Çık İşin İçinden deneme-öykü karışımı yazılardan oluşan bir kitap. Hocayı okumayı, dinlemeyi çok sevmekle birlikte, yine çok karmaşık hisler içindeyim. İzah gerekli mi bilmiyorum ama gerekse de izahı zor, hikmet dolu, bambaşka manevi hallere, hal olmuş insanlara şahit oluyoruz anlatılanlarda. Ahmet Yüksel Özemre'yi ilk Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı'yla tanımış; üslübuna, derinliğine, samimiyetine adeta vurulmuştum. O zamandan beri hocaya karşı çok derin bir muhabbet duyuyorum, keşke sağlığında aynı mecliste oturup da feyz alma fırsatım olsaydı diyorum ama bir taraftan da anlatılanlar karşısında bulunduğum yükseklikteki sınırlı manzaramla bocalamaktan kendimi alamıyorum. En iyisi hocanın da önsözünde dediği gibi tüm bu öyküleri muhayyel fantastik hikayeler kabul ederek kimseyi üzmeyelim.
Gel de Çık İşin İçindenAhmed Yüksel Özemre · Kubbealtı Neşriyat · 2013170 okunma