Bir Aşk Masalı- Ahmet Ümit
Spoiler içerebilir.
Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Yeni yıl umarım ömür boyu sürecek bir kitap
okuma alışkanlığı ile gelmiştir. Yeni yılda bitirdiğim ilk kitap ‘Bir Aşk Masalı’. Umarım
hayatım, hayatımız aşkla geçer.
Kitapdan bahsedecek olursak, masal olduğunu bilmediğim klasik bir Ahmet Ümit kitabı
sandığım bir kitaptı. Kendinizi kaptırmak istediğiniz bir polisiye kitap sanıyorsanız rotayı
yazarın diğer kitaplarına çevirebilirsiz. Ben bugün küçüklerin uyusun, büyüklerinse
uyanması için yazılan bir masaldan bahsedeceğim. Ahmet Ümit’in yormayan, akıcı
ancak tekrara düşmesiyle yer yer sıkılacağınız ama bittiğinde pişmanlık yaratmayan
keyifli bir kitabı. Her ne kadar yazarın ben de yarattığı farklı sonlar düşünme
hastalığından muzdarip olsam da sanırım son da o kadar hayal kırıklığına uğratmadı ama
vurucu bir bitiriş değildi. Ahmet Ümit’in kaleminden keyifle okuduğum bir masal da olsa
yine de polisiye yazmasını tercih ederim. Şimdi aşk üzerine konuşacaksak:
Aşk, kişiler arası ilişki veya başka bir varlığa duyulan derin sevgidir. Ama aşk bu tanımlara
sığamacak kadar güçlü bir duygu. Ne sadece sevgi ne sadece tutku ne de takıntı
diyebiliriz, tüm bunları içerebildiği gibi bunların tamamından çok daha güçlüsü, çok
daha delicesi. Yola çıkaran, yoldan döndüren; bazen boş vermek bazense delicesine
bağlılık.
Masalımız, beş prensin aşk için farklı zorluklarla yola çıkmasıyla başlıyor ve aşka olan
tutsaklıklarıyla bitiyor. Aşk için şartlarımız ise: Kararlılık, cesaret, tutku, iyilik ve özgürlük.
Aşk her ne kadar iki kişilik gibi görünse de dünyanın en bireysel duygusu. Herkesin farklı
semptomlar gösterdiği, kendisine karşı ne yapacağını bilemediği, hiç bilmediği bir
yolculuğa çıkmak gibi. Kimse yola çıkmadan başına ne geleceğini bilemez. Bu