Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki : « Bir gün Peygamber Efendimiz, sahâbîlerine:
“–Gözlerinize ibâdetten nasîbini veriniz!” tavsiyesinde bulunmuştu.
“–Gözlerimizin nasîbi nedir ey Allâh’ın Resûlü?” diye sordular. Peygamber Efendimiz de:
“–Mushafa bakmak, onun içindekileri düşünmek ve inceliklerinden ibret almaktır.” buyurdular. (Süyûtî, I, 39)
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki : “Bir saat tefekkür bazen bir sene ibadetten daha hayırlıdır.” (Suyutî, Camiu’s-Sağir, II/127; Aclûnî, I/310)
Allahu Teâlâ buyuruyor ki: «Herkes yarın (ahiret) için ne (gibi amel hazırlayıp) gönderdiğine bakıversin.»
(Haşr Suresi 18)
Peygamber efendimiz ﷺ buyurdu ki: «Akıllı şu kimsedir ki, gününü dörde ayırır:
1- Yaptıklarını ve yapacaklarını hesab eder.
2- Allahu Teâlâ'ya münacaat eder, yalvarır.
3- Geçimi için çalışır.
4- istirahat eder ve mubah olan şey'lerle eğlenir.»
Emirü'l-Mü'minin Ömer (Radıyallahu anh) buyurdu ki: Hesabınız görülmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.
Bunun içindir ki, basiret sahibleri ve din büyükleri bu dünyaya ticaret için geldiklerini ve burada nefisle alışverişte olduklarını anlamışlardır. Bu ticaretin kazancı Cennettir. Ziyanı da Cehennemdir. Yani kârı ebedî Saâdet, ziyanı da sonsuz Felakettir.
Abdullah İbn Dînâr diyor ki: Ömer (Radıyallahu anh) ile mekke-i mükerreme'ye gidiyorduk. Bir çoban, sürüsünü dağdan indiriyor. Halife (Radıyallahu anh) buyurdu ki, bu koyunlardan birini bana sat! Ben köleyim, bunlar benim malım değil, dedi. Efendin ne bilecek, kurt kaptı dersin. O bilmezse Allahu Teâlâ biliyor ya, deyince Ömer (radıyallahu anh) ağladı ve efendisini bulup, bu köleyi satın aldı. Azâd etti ve « Bu sözün, seni bu dünyada Azâd ettiği gibi o cihanda da Azâd eder.» buyurdu