Selam,
İrade terbiyesi üzerine yazılan bu eser, dört yüz sayfaya yakın olmasına rağmen hiç tekrara düşmeden kaleme alınmış olması benim açımdan takdire şayan. Bu da kitabın daha akıcı olmasını ve her sayfayı çevirirken merak uyandırmasını sağladı.
Fiillerimizin geneli için iç (nefs) ve dış (çevre, aile, okul vs) bir takım sebeplerin ve şartların emri altında olduğunu hatta esiri olduğunu söyleyen yazar, bu iç ve dış sebepleri güzel bir surette seçip düzeltir ve eğitirsek aynı zamanda manevi eğitimimizin de gerçekleştirilmiş olacağından bahsediyor.
Aslında üzerine konuşulacak çok başlık olan bu eserde dikkatimi en çok çekenleri paylaşmakla yetineceğim.
Nefis terbiyesinin mevcut ahlakın değişip değişmemesine bağlı olduğunu söyleyen yazar ahlakın değişebileceği düşüncesine bir çok örnek vermiş. Aksi yönde düşünürler olmasına karşı değişimin mümkün olduğunu bir paragrafta şöyle bir cümle kuruyor; bir veremlinin çocuğu veremli olarak doğmaz, fakat vereme aşırı bir yatkınlık gösterir. Günümüzde de genlerden gelen yatkınlıklardan çok bahsedilir. Yazar böyle bir yatkınlık varsa da kısacası bunu yapma zorunluluğumuzun olmadığından, fiillerimizi hayra ve fazilete, çalışma ve gayretle yönlendirirsek olgunluğa erişebileceğimizi söylüyor. Bunun için de irade terbiyesini batı düşünürlerin alıntıları ve kendi deneyim ve bilgileri ile anlatıyor kitabında.
Duygular ile irade arasında ki ilişkiden bahseden yazar, iradenin duygular olmaksızın hiç bir işe yaramadığını, heyecanlı ve tesirli komutlar oladıkça iradenin etkisiz kalacağını söylüyor. Duygularımızı da ideallerimizi gerçekleştirme yolunda ki irade terbiyemiz üzerinde nasıl kullanmamız gerektiğini anlatıyor. Eğer bir fiil gerçekleştiremiyorsak yeterli duyguyu besleyip harekete geçemediğimiz ortaya çıkıyor. Bu gibi durumlarda