safevi sultanı Şah İsmail ve Osmanlı Padişahı Sultan Selim( şehzadeliğinden itibaren) 'in hayatlarını, çevrelerini, onlar için özel olan kişileri ve birbirleriyle olan çekişmelerini konu alıyor. bunu yer yer subjektif bir anlatımla dile getiriyor, bazen Şah'a bazen de Sultan'a hak vermekten alamadım kendimi. Şah'ın güzeller güzeli Bihruze hatunu namıdiğer Taçlı Sultan'ın yaşamını ve el değmemişliğini, yerinde bir sözle aşıklarını ve aşklarını da öğrenmiş oluyoruz. Çaldıran Savaşı'nı en ince ayrıntısına kadar her iki tarafın düşüncelerini, durumlarını da yadsımadan anlamış, öğrenmiş oluyoruz. bu savaşın her iki tarafa getirdikleri ve de her iki taraftan aldıklarını hissederek hüzünlendiğimi de söylemeliyim. İskender Pala'nın bir yandan eski kelimelerle bezeli özenli, hatta osmanlıcaya kaçabilecek anlatımı nasıl olabilir de hem kendimi Eski Türk Edebiyatı'yla ilgili değerli bir eseri okuyor gibi hissettirirken hem de her ayrıntıyı hiç zorlanmadan anlayabildiğim bir roman vücuda getirmiş oluyor anlayabilmiş değilim. şiddetle öneriyorum.