Meryem ASLAN POLAT

Meryem ASLAN POLAT
@Meryemez
Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen
90 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sular hep aktı geçti Kurudu vakti geçti Nice han nice sultan Tahtı bıraktı geçti Dünya bir penceredir Her gelen baktı geçti
Edebiyat
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Yunus Emre Kimdir?
13. yüzyıl Anadolu’sunda yaşamış, Türk tasavvuf ve halk edebiyatının öncülerindendir. Sade diliyle halkın gönlünde yer etmiş, derin anlamlarıyla asırlardır dilden dile aktarılmıştır. Sevgi, tevazu, ölüm, fanilik gibi temaları işlerken; herkesin kalbine dokunan, evrensel bir dil kurmuştur. “Sular hep aktı geçti, Kurudu vakti geçti, Nice han nice sultan, Tahtı bıraktı geçti. Dünya bir penceredir, Her gelen baktı geçti.” — Yunus Emre #YunusEmre #TürkEdebiyatı #şiir #anlamlısözler #tasavvuf #derinnotlar #sosyalruhlar #edebiyat #zamangeçer #sözünsihri #gelenekselyorum
Duygu ve Düşünce
BİR HİKÂYEDEN ÇOK DAHA FAZLASI
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 92. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2020 17:02
Apollon, Antik Yunan'da Güneşin, ateşin, şiirin, ışığın ve 'gerçeğin' tanrısıdir; kehanet yapar, bilicilik özelliği vardır. Bununla birlikte, Orfe öğretisinde sezgi, ilham ve 'vicdan' sembolüdür. Kitabın baş karakteri Gustave von Aschenbach da Apollon özellikleri gösteren, romanda onunla özdeşleştirilen bir karakterdir. Ünlü ve saygın bir yazardır. Bununla birlikte, yaşlanmaya başlanmasıyla edebi manada tıkanma noktasına gelmiş ve ilham aramak için daha önce de yolunun düştüğü Venedik'e gelmiştir. Kumsalda, Polonyalı bir ailenin on dört yaşındaki Tadzio adındaki çocuğunu görünce, adeta büyülenir. Aynı otelde kalırlar ve Gustave sürekli onu izlemeye başlar. Yer yer detaylı tasvirlerle Tadzio, Gusvate'in gözünden anlatılır. Kitaba yapılan incelemelerin bir kısmında, salt bu noktaya dikkat kesilerek olumsuz yorumlar yapıldığını gördüm. Adı üstünde bir yorumdur ama benim takıldığım nokta, "herkes" ifadesiyle duyulan rahatsızlığın genelleştirilmesi ve yorumun öznel niteliğini kaybetmesidir. Şahsen ben bu anlatımlardan rahatsız olmadım. Bunun iki nedeni var; birincisi edebiyatta her konu işlenebilir ve genel olarak da sansüre karşıyım, buna rağmen rahatsız da olabilirdim. Yani bu, direkt rahatsız olmama nedeni teşkil etmiyor. Asıl neden, hikayenin bence anlatmak istediğinin farklı olmasıdır. Thomas Mann, Nietzsche'den etkilenmiş bir yazardır. Buna dair öğelere Büyülü Dağ kıtabinda da rastlamıştım ama Venedik'te Ölüm, direkt olarak Nietzsche'nin ele alıp üzerine kitap yazdığı ve felsefesinde önemli bir nokta teşkil eden ikili Apollon- Dionysos üzerinden; ahlaki değerlerin katı hegamonyasinin aslında ne kadar kırılgan bir yapıya sahip olduğunu ve bununla birlikte sanatın ahlakiyetle ne kadar ve nasıl bir ilişkinin olduğunu anlatan, aşk ile ölüm gibi zıtlıklar arasında gidip
Edebiyat
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Can Yayınları · 20074,673 okunma
İhtiyar Aschenbach'in acıları
9/10
·104 syf.··
2023 56. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2023 14:22
Güzel ahlak muhafızları burdalar mı? O halde baharat, mayonez, kahve , et ve gazlı içecekler gibi şehvet uyandırıcı şeyleri bir kenara bırakıp incelememize başlayabiliriz. (Mesir macunu, ejder meyvesi ve medine hurması hariç) Kitaba başlamadan önce küçük çaplı bir araştırma yaptım ve gözlemlediğim kadarıyla 1929 Nobel ödüllü yazarın, bu kitapta işlediği konu itibariyle pedofilik bir vaka üzerinden okurlarca çarmıha gönderildiği şahit oldum. Açıkçası bu durum beni de rahatsız ettiği için okumakla okumamak arasında kaldım. Bereket versin ki biz; Nihat Doğan'ın "benim olmazsan taciz ederim" şarkısının çınladığı bir zamanın kanlı canlı evlatlarıyız.Yani mide bulatılarına karşı bağışıklığımız gayet yerinde. Tüm ceseretimi topladım ve okumuş bulundum. Bu sayede de iyiki de okumuşum dediğim ender kitaplar arasında yerini aldı. Spoiler vermeden: Asalet ünvanıyla da onurlandırılmış olan Aschenbach adında 50 yaşlarında ünlü bir sanatçının inzivaya çekilme isteğiyle yolu Venedik'e düşer. Kalmış olduğu otelde Tadzio adında henüz ondördünde bir Polonyalıyla karşılaşır ve olaylar bu şekide başlar. Burda gözden kaçan önemli husus var ki Aschenbach'in geçmişinden kaynaklı derin bir boşlukta bulunması ve kültürel olarak mitolojik zamanlardan kalma sanrılarla yaşamasıdır. Bu durumu güzellik ve estetik gibi tanrısal vasıfların baş karakterin gözünde hayat bulmasıyla beraber; tabuların, ahlak ve erdemin bir nebze ihlali şeklinde yorumlayabiliriz. Bu süreçte Aschenbach, yüreğinde vuku bulan istençten çok gözlerinde hayranlık uyandıran mistik bir durum üzerinden şehri esir alan salgınla beraber kendi vakur ölümüne kadar olayı idare etmeye gayret göstermekte, duygularını dizginlemeye çabalamaktadır. Güzellik ve sanatla haşir neşir olmuş bir ruhun erken dönem
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Can Yayınları · 20074,673 okunma