Tuhaf bir çocuktu, sanki içinde biri daha varmış da onu bir yerlere sürüklüyormuş gibiydi hareketleri. Pencereden baktım ardından, kalabalığın içindeyken suda yüzen bir ağaç kütüğünü andırıyordu.
Şu şehir insanı ne hale getiriyor.
Esasında kendi meselelerimizi düşünüp duruyoruz hep. Aslında bütün düşüncelerimizi, bundan bahsetmemek için devreye sokuyoruz. Havadan sudan konuşurken de kendi meselelerimizi düşünüyoruz. Birimiz bunu düşünüyor hep. Öteki hissediyor.