Mervenur Yılmaz

Mervenur Yılmaz
@Meryisolde
Keşke bir kitap okumuş,bir kedi sevmiş olsaydınız.Belki bu kadar kirletmezdiniz dünyayı..
YABAN KİM
Puan vermedi·214 syf.··
2025 4. kitabı
Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Yaban adlı romanı, Türk edebiyatının Cumhuriyet öncesi döneminde halk ve aydın arasındaki yabancılaşmayı en çarpıcı biçimde işleyen eserlerinden biridir. Söylem analizi bağlamında değerlendirildiğinde, roman yalnızca bireysel bir anlatı değil; dönemin ideolojik, kültürel ve sosyal kırılmalarını yansıtan simgesel bir metin olarak karşımıza çıkar. Romanın başkahramanı olan Ahmet Celal, savaşta bir kolunu kaybetmiş bir Osmanlı subayıdır. İstanbul’daki yıkılışın ardından Anadolu’nun kırsalına, köylülerin yanına sığınır. Ancak burada beklediği “milletin öz cevheri”ni bulamaz. Aydın bir birey olarak taşıdığı idealler, köylünün gerçekliği ile örtüşmediği gibi, köylünün dünyasında yer de bulamaz. Bu durum, romanın merkezinde yer alan temel söylemsel çatışmadır. Ahmet Celal’in şu sözleri, aydın-halk ayrımının söylem düzeyinde nasıl bir kırılmaya yol açtığını açık biçimde ortaya koyar: “Ben bu insanları kendi ruhumda yaratmışım. O yarattığım insanlar yaşamıyor köylerde... Onlar kitaplarda kaldı.” Bu ifade, aydının halkı idealleştirme eğilimini ve ardından yaşadığı düş kırıklığını yansıtır. Söylem düzeyinde bakıldığında, bu idealizasyonun çöküşü, bir aydının değil, bir ulusun geçirdiği dönüşümün göstergesidir. Yaban, sadece köylüyü değil, aynı zamanda aydını da sorgular. Ahmet Celal’in köylüleri anlamaya dair çabaları sınırlı, eleştirileri ise yargılayıcıdır. Bu yönüyle roman, tarafsız bir halk tasviri değil; bir aydının kendi “yabancılığını” fark etme sürecini anlatır. Nitekim Ahmet Celal’in köylüler tarafından dışlanması, bireysel bir yalnızlıktan ziyade, Cumhuriyet öncesi Türkiye’sinde aydınla halk arasındaki iletişimsizliğin simgesidir. Yakup Kadri’nin dili yer yer sert, yer yer içe dönük bir lirizm taşır. Bu stil, romandaki çelişkileri ve
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çekinme! Kimseler duymaz. korkma! Bu ağaçların, çiceklerin ağzı sıkıdır. İnsan değil ki ihanet etsin!
Sayfa 124·Kitabı okudu
Yüzüm siyahsa ruhumun da karanlık olması mı gerekir? Ben vücutça noksansam da bir kalbe de sahip değil miyim? kimseye acıyamaz, kimseyi sevemez miyim?
Sayfa 124·Kitabı okudu
Terbiye ve genel ahlak adına örtünmeleri istenen Müslüman Türk kadınlarına milli namusun yüzüne tükürür gibi aşağılayarak söz söylemek... Sonra da örtünme nedenini soran Avrupalılara " Kadınların namusunu olan saygımızdan.." yanıtını vermek.. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Bunların büyük çelişki olduğunu en azından itiraf etmeliyiz.
Sayfa 62·Kitabı okudu
Bende onun o gururunu çok kolay görmezden gelebilirdim,benimkini ayakları altında ezip geçmeseydi tabi.
Edebiyat