“Siz Ozan, ne düşler kuruyorsunuz yükseklerde?
Neden sevindiriyor dolu bir tiyatro sizi?
Yakından bakın velinimetlerinize.
Yarısı ilgisiz, yarısı odun gibi.”
“Hiç bir saniye yoktur ki bilerek ya da bilmeyerek bir yıkıcı olmayasın. En kendi halinde bir gezintin bin zavallı böceğin yaşamına mal olur. Binbir emeğin ürünü olan bir karınca yuvasını dağıtmak ve o minik yaşam evrenini mezarlığa çevirmek için tek adımın yeter.”
Neden tarihin çuvalına tıkalım tatlı serseriliği,
az biraz sergüzeşt olmayı? !
Ilımlılık mı kurtaracak insanlığı?
Alttan alma mı örtecek
bunca çirkefi, zorluğu, belayı?