Tanıklık ettiğim dünya, şiddet kullanılarak
yönetiliyordu. Ancak kimse bunu itiraf etmiyordu.
Hatta şiddet kelimesi bile gömülmüştü. Onun yerine
başka bir kelime kullanılıyordu: Para. Çok daha
nazik. Çok daha yasal. Çok daha ahlaki. Çağdaş
uygarlıkta şiddetin anlamı paraydı.
“Siz Ozan, ne düşler kuruyorsunuz yükseklerde?
Neden sevindiriyor dolu bir tiyatro sizi?
Yakından bakın velinimetlerinize.
Yarısı ilgisiz, yarısı odun gibi.”