Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İran gezim süresince unutamayacağım tuhaf birkaç an yaşattı. Şoför iki dakikada bir yoldan geçen kadınları bana gösterip,"Of ,çok güzel. Şunlara baksana!" gibi şeyler söylüyordu. Hatta kimisine camdan laf bile atıyordu.Gösterdiği kadınlar ise komple siyah çarşaf içindeydi ve sadece yüzleri görünüyordu. Üstelik arabadan çoğunun yüzlerini bile seçemiyorduk. Taksici ise dönüp dönüp kadınlara bakmaya devam ediyordu. O an anladım ki kadını, değil siyah çarşafa,kocaman bir buzdolabı kutusunun içine koyup,o kutuyu da sokakta yürütseniz, erkekler içinde bir kadın olduğunu bildikleri takdirde yine dönüp dönüp kutuya bakar, hatta belki laf bile atarlardı.
Kadın olmak dünyanın her yerinde zordu.
Demokratik sistemle idare edilen bir toplumun vatandaşı, kendi bilgi ve görgü çerçevesinde doğru seçimlerde bulunabilir.Bilimsel bilgilerle donatılmış bir seçmenin kolay yoldan oy kazanmak isteyen şarlatan politikacıyı engelleme gücü vardır. Bilinçli seçmen kitlesi demokratik rejimin en güçlü teminatıdır.
O çocuk ve kadınların hayatlarını görüp,hikâyelerini dinledikten sonra diyebileceğim tek bir şey vardı:
"Afganistan tüm gezilerimin en büyük yarasıdır."