Diyor ki, hep gailesi olur insanın, yetişmesi gereken bir telaşesi. insan durursa düşeceğinden değil, düşüneceğinden korkar ve hep koşar. Koşar da aklının içinden nereye kaçar?
Ama yalnızlık, irili ufaklı bütün ihtimalleri sefil birer ümit ışığına çeviriyor. Karanlıktaysa, insan duvarda titreyen biçi msiz gölgelerden bile medet umuyor.
ilk kez başımıza gelmiyor ama her defasında içi parçalanıyor işte insanın. Böyle de olsun zaten, parçalanalım. Feri sönmüş gözlere alışsak da, bari ruhu erkenden uçmuş bedenlere alışmayalım.
Sonrası yine uzun bir uyku.
Ama tabii yine uyandım. Çünkü topraklanmamış bütün uykular biter. Yine hatırladım, çünkü acı veren her şey hatırlanmayı seçer.