Eğer oluşturulan sınırlar kişinin zati özellikleriyse, onlarsız nefes alınmayan şeylerse doğru. Ancak sevgi (benliğin kurucu unsurları dışında) kişisel tercihler ve çizilen sınırlardan karşılıklı fedakarlıklarla beslenen/serpilen bir şey. Eğer katı kategorik bir tutumla sınırlar çizip arkasında mevzilenilecekse, kişi, sevginin boy vermesini de beklememelidir.
Çünkü bu konudaki ümitsizlik kişinin ameline güvendiğinin alametidir. İbn Atâullah el-İskenderî hazretleri mealen: Günah esnasında ümitsizliğe düşmen amele güvendiğinin alametidir, diyor. Yine aynı cümleden olmak üzere Resulullah da (mealen): Hiçbiriniz amelinizle kurtulacak değilsiniz deyince sahabeler, siz de mi ya Resulullah diye sormuş, O da: Evet, eğer Allah'ın rahmeti olmazsa ben de kurtulamam demiştir. Kişi ameliyle değil Allah'ın rahmetiyle kurtulur. Amel rahmeti talep eden bir tür yakarış gibidir. (Not: Hadis'i manen aktardım. Lafızları doğrudan öyle olmayabilir.)