İnsanın yolculuğu bir yağmur tanesiyle başlar.
Sessizce birikir içinde taşıdığı ağırlık; kimse fark etmez. Bulut yükünü nasıl sabırla taşırsa, insan da kendi gerçeğini öyle taşır kalbinde.
Bazen başkalarının ışığında yön bulmaya çalışırız. Oysa bilmeyiz ki, yabancı bir evin penceresinden sızan ışık sadece gölgemizi büyütür. Gerçek aydınlık, insanın kendi sesini duyabildiği anda başlar.
Kendini tanımak; karanlıkta bile adımlarının sesini seçebilmektir.
Kendini sevmek; en sert rüzgârlarda bile köklerinden vazgeçmemektir.
Sahip çıkmak ise; korkmadan, tereddüt etmeden “Bu benim yolum” diyerek yürüyebilmektir.
Unutma…
Kendi yağmurunu anlayamayan, başkasının güneşinde gerçekten ısınamaz.
M.t.