... Bu devlet, artık yalnızca kendi kendisine ayak uyduruyordu, insan bu devlette olumsuz özgürdü, hep kendi varoluşunun yetersiz nedeninin duygusu içerisindeydi ve çevresi, olmamışın ya da tersine, olmamış kılınabilecek bir olmuşun büyük imgelemi tarafından, sanki insanların geldiği okyanusların soluğuyla okşanırmışçasına sarılıydı.
Saygı aşılayan cepheleriyle ve pis gizli bölmeleriyle içinde yaşanılan dünya, arkasında bir cehennemin yattığı bu
ahlâka dönüşmüş yalanlar bütünü, artık korkutucu olmuştur.
... Hırsızı, düşmüş kadını, aldatılmış bir budalayı anlatın, anlatın ama insanı da unutmayın. Sizin için insan diye bir şey yok mu? Yalnız kafanızla yazmak istiyorsunuz. Düşünmek için kalpsiz olmak gerekir, sanıyorsunuz. Hayır, düşünmeyi besleyen sevgidir. Düşen adama el uzatın, mahvolan bir adamın haline ağlayın, onunla alay etmeyin. Sevin onu! Onda kendinizi görün ve ona kendinizmiş gibi bakın.
Sayfa 32 - İş Bankası Yayınları, Karakter: Oblomov·Kitabı okuyacak