Genç erkeklere değil, kızlara, genç hanımlara bakıyordum: bizden kesinlikle farklıydılar. Sanki onlar başka bir hava solumuşlar, başka yemekler yemişler, başka bir gezegende giyinmişler ve yürümeyi gergin tel üzerinde öğrenmişlerdi.
Yazın, büyük kentlerde uzun zamandır birbirini gözden kaybetmiş olan ya da birbirini tanımayan insanlar bir akşam bir taraçada birbirini bulur, sonra gene yitirirler. Hiçbir şeyin gerçekten önemi yoktur.