FMK

öyle
Benim içmemi de istemez tabii, hangi baba ister? Ama yaktım yine de bir tane. Kızgın olduğumu anlasın istedim. Hatta neye bu kadar kızgın olduğumu anlayıp bana da söylesin istedim. Umduğum gibi olmadı. Olmayınca olmuyor işte. Hayat zaten işlerin hiç de umduğunuz gibi olmadığı yerdir
Reklam
Babama, “Küçükken meşe palamutlarına neşe palamutları diyor muydum?” diye sordum, çünkü neşelenmeme sebep olmuşlardı. Babam yine cevap vermedi tabii. 60 yaşından sonra konuşmayı bıraktı. Ama galiba demiyordum. Neşe palamudu demiyordum yani. Keşke deseymişim. Bazen böyle şeyler çıkıyor. Aklıma gelse yapardım dediğim şeyler. Kaçırdığım hatıralar. Hatırası çok olanın bilmem nesi bilmem ne olur gibi bir söz yok mu? Kesin bir düşünür düşünmüştür aslında. Düşünmüştür de söyleyememiştir. Bazen bunu ben de yaparım.
Çıktım öyle. İçinden çıkamadığım zamanlarda genellikle dışına çıkarım. Bulunduğum yerin dışına yani. Böyle ne yapacağımı bilmeden dışarı çıktığımda da, şayet yakınlarındaysam mutlaka mezarlıkta bulurum kendimi. Neyse ki bulurum. Onu bulamayanlar da var.
Birkaç kez evden kaçtım ama akşam olunca sıkılıp geri döndüm. Şimdi de sıkıldım Doktor. Çocukluğumda aranacak bir şey yok. Bir gün uyandım ve hayatım bombok oldu, hepsi bu
Deli ya
Altı yaşımdayken askere gitmeye karar verdim. Vatan borcu namus borcu sonuçta, okul başlamadan ödeyeyim de kurtulayım istedim. Geciktikçe faize girer, neme lazım. Çantama birkaç donla babamın tıraş takımlarını yerleştirip ben gidiyorum dedim. İşin aslı tıraş takımlarını ne yapacağımı bilmiyordum ama nasılsa asker ocağında öğrenirdim. Komşumuzun oğlu Aykut Abi, güneydoğu dedikleri bir yerde yaptığı askerliğin dönüşünde hiç konuşmayan, sürekli başını ellerinin arasına alarak düşüncelere dalan birine dönüşmüştü. Mutlaka orada öğrendiklerini düşünüyordur. Çok eğitici bir yer olduğunu söylüyorlar.
Reklam