Mevhibe Özocak

Kadınlara ilkel toplumlardaki gibi yük taşıtmak yerine onları her türlü zahmetli işten ve kaygıdan kurtarmak için yarışılmaktadır. Bu aynı zamanda onları her türlü sorumluluktan da kurtarmak demektir. Bu şekilde kandırılarak ve koşulların iyiliği ile baştan çıkartılarak kadınlar anne ve ev kadını rollerinin içine hapsedilir. Eğitimleri ve asalak konumları onları erkeğe bağımlı kıldığı için, taleplerini ileri sürmeye bile cesaret edemezler. Bu cesarete sahip olanlar da bir karşılık alamaz. Bernard Shaw, " insanın zincirleri ona saygınlık getiriyorsa onu zincire vurmak zincirlerinden koparmaktan daha kolaydır"demiştir. Burjuva kadın zincirlerine tutunmaktadır. Ona bıkıp usanmadan, kadınların özgürleşmesini toplumun güçsüzleşmesi anlamına geleceği anlatılmaktadır. O da bunu çok iyi bilir. Bu yüzden kadınlar işçi sınıfı kadınlarına karşı hiçbir dayanışma duygusu taşımaz. Kocasına kadın tekstil işçilerine olduğundan çok daha yakındır. Onun çıkarlarını kendi çıkarları bilir.
Sayfa 146·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kadının ezilmesinin altında yatan temel neden, ailenin sürekliliğini sağlama ve mal varlığını bütün olarak koruma isteği olduğu için, kadın aileden kaçabildiği ölçüde bu mutlak bağımlılıktan da kaçabilir; özel mülkiyeti reddeden toplum aileyi de reddederse kadının yazgısı önemli ölçüde iyiye gidecektir
Sayfa 115·Kitabı okuyor
Tunus'ta mağaralardan oluşmuş bir köyde, içinde 4 kadının yere çömelmiş olduğu bir mağara hatırlıyorum. Tek gözlü, dişleri dökülmüş yüzü feci harap halindeki yaşlı eş, kesif bir dumanın ortasında küçük bir kor ateşinde bazlama pişiriyordu; Ondan biraz daha genç ama neredeyse onun kadar bozulmuş iki eş kollarında çocuk sallıyorlardı. Birisi bebeğe süt veriyordu ipeklere altınlara ve gümüşlere bürünmüş genç ve güzel bir kadın ise dokuma tezgahının önüne çömelmiş yün ipliklerine düğüm atıyordu. içkinliğin hüküm sürdüğü döl yatağına ve mezara benzeyen bu kasvetli mağarayı terk ederken gün ışığına doğru açılan koridorda beyazlar giymiş pırıl pırıl temiz gülümsemeyle ışık saçan erkekle karşılaştım. Başka erkeklerle dünya meselelerinin tartıştığı pazardan geliyordu; sahip olduğu ayrı düşmedi o sığınakta birkaç saat geçirecekti. Yıpranmış yaşlı kadın ve Aynı hızla çöküşe yargılı genç Gelinler ise bu Dumanlı mağaradan başka bir dünya yoktu; Buradan sadece geceleri sessizce ve örtünmüş olarak çıkıyorlardı
Sayfa 110·Kitabı okuyor
Umut etmek kumar oynamaktır. Gelecek üzerine arzularınızın, açık yürekliliğinizin ve belirsizliğin kasvet ve güvenlikten daha iyi olma olasılığı üzerine bahis oynamaktır. Umut etmek tehlikeli olsa da korkunun tam zıttıdır çünkü yaşamak riski almaktır
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Neden sonuç ilişkisi tarihin ileriye doğru hareket ettiğini varsayar ancak tarih bir orduya benzemez. Tarih, yanlamasına seğirten bir yengeç, kayaları aşındıran bir tatlı su damlası, yüzyıllarca birikmiş bir gerilimi kıran bir deprem gibidir.
Sayfa 30·Kitabı okuyor