Mevhibe Özocak

Psikanalizin toplumsal fenomenlere uygulanması girişimi çetin ve güç bir iştir. Freud bunun tamamıyla bilincindedir ve Das Unbehagen in der Kultur'un [Uygarlık ve Hoşnutsuzlukları] son sayfası tam da buna tanıklık edecektir: "Bireysel nevroz vakasında gerekli ilk başlangıç noktası, hasta ile normal olduğu kabul edilen çevresi arasındaki karşıtlıktır. Benzer türden kolektif bir hastalık vakasında bu tür bir karşıtlıktan yoksunuz; onun yerine başka bir karşılaştırma biçimi bulmak zorundayız. Bilgilerimizin tedavi amacıyla kullanılmasına gelince, hiç kimse istenen tedavinin topluluğa kabul ettirilmesi için gerekli otoriteye sahip olamayacağına göre toplumsal nevrozun en iyi analizi neye yarayacaktır? Tüın bu zorluklara rağmen, bir gün birinin uygar toplumların patolojisini bu anlamda ele alma cesaretini göstermesini umabiliriz.
Sayfa 60·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sorulara gel ne kadar da sosyolojik
Davranışlann bilimsel kolaylık adına tek bir kategori albnda sınıflandınlabileceğini varsaysak bile, bu davranışların çevreden gelen meydan okumalara ve taleplere az çok uygun dfiŞen bir yanıt olup olmadığının sorulması gerekir. Hemen bir örnek verecek olursak, bir ailede şizofren bir çocuğun ortaya çıkması, nasıl olup da ölümcül arzular yoğunlaştıran herkesin kaderini güvence altına almakla görevli bir nesnede bir çatışmalar ve paradoksal ve çelişkili özdeşleşmeler bütününün sonucu olabilir? Soruyu genelleştirebiliriz: Teknokrasinin egemenliği albndaki bir toplumıın ortaya çıkması, nevrotik süreçlerden çok, sapkınlaştıran ve ruh hastalıkları yaratan süreçlere nasıl yol açar ve belirli bir semptornatolojiye sahip kişiler değil de yapılan belirsiz küçük ve büyük "sefiller" doğurur? Hastalıkların olasılığı ya da daha basit bir şekilde uygarlık biçiminden türeyen davranış tipleri tasarlanabilir mi? Saplanbya dayalı nevroz ilkel halklann, yaygınlaşan histeri muzaffer kapitalizmin, sapkınlık ileri endüstri devletlerinin, paranoya diktatoryal ya da despotik toplumların, şizofreni bürokratik toplumların, kişiliğe ilişkin nevroz ("yaşama sıkınbsı") ve narsise özgü nevroz krizdeki bizim toplumumuzun normal davranış tipi olamaz mı?
Sayfa 58·Kitabı okuyor
Eğer öznenin psikolojisi, içinde bulunduğu bağlama bağlıysa, başka bir çevrenin, yani başka bir toplumsal ilişkiler (ve dolayısıyla özdeşleşme konumlan ve bıı konuınlann neden olduğu çatışmalar) dokusunun özneye davranışını değiştirme imkanını sağlayabileceğini kabul etmek gerekir. Bundan sonuç olarak, hiçbir davranışın tamamen sabit bir davranış olarak görülemeyeceği ortaya çıkar.
Sayfa 58·Kitabı okuyor
Uygarlık, katletmeden ve katlin bastınlınasından, tatmin olmamış arzudan ve normları ihlal etme iradesinden beslenir. Oedipus uygarlığın yapısal unsurudur." Demek ki her uygarlık nevrotilc kökenlidir. Güçten uygarlığa geçiş, güçle yönetilen bir dünyadan nevrozla yönetilen bir dünyaya geçiştir.
Sayfa 55·Kitabı okuyor
narsisizm, görüntüsünün sudaki yarısısına yakalanıp boğularak ölen Narsis mitinin açıkça ifade ettiği ölümcül bir niteliğe sahiptir. Narsis-insan dünyayı kendi görüntüsüne uygun olarak yaratmak zamanda isteyerek yalnızca ötekilerin yıkımına yol açmaz, ama aynı kendi kendisini bUyfilediği için kendi sonunu da hazırlar.
Sayfa 48·Kitabı okuyor