Nice uğraşlar sonucu bitirdiğim kitap hakkında birkaç cümlem var.
Maalof'u, Afrikalı Leo eseriyle tanıdım uzun yıllar evvel. O zamanlar egzotik, oryantal, sıcak, akıcı diye tanımladığım şekliyle aklımda güzel yer edinen yazarı, Doğunun Limanları, Ölümcül Kimlik gibi kitaplarıyla da takip ettim.
Yüzüncü Ad'a gelince; bir yolculuk olmasına karşın durağan, yer yer Türkleri genelleyerek halk olarak küçümseyen cümlelere yer vermesi pek hoşuma gitmedi. Her toplumda yanlış insanlar var ama geneller şekilde yazılması bence etik değil. Özellikle karakterin İzmir'de konakladığı bölümlerde tarihi yapılarla Türkler arasındaki ilişkiye, bakış acılarına ilişkin sezdirilmeye çalışılan pek nahoş bulduğum kısa cümleler var. Öte yandan adam kayırma ve rüşvetle işlerin yürümesi konusunda hak vermeden edemedim.
Genel hatlarıyla büyülenmediğim, bitirmek için acele etmediğim ama güzel bulduğum bir kitap.
En çok takıldığım nokta ise kitaba adını veren Yüzüncü Ad kitabının daha görkemli gerekirse daha gizemli halde sahneden çekilmesiydi... Aradığım gizemli tutkuyu başladığım gibi bulamadım diyebilirim.