Öleceğimi kederle anladığım zaman, içimi inanılmaz bir genişlik hissi sardı. Geçiş anını, bu genişlik hissiyle yaşadım: Bu yana varmam , insanın kendi rüyasında kendini uyur görmesi gibi yumuşacık oldu.
Kitabı elime aldığımda, bu kadar kısa bir hikâyede lezzet alır mıyım diye düşündürdü. İlk birkaç sayfada endişem artmaya başladı. Çözümleme gibi bir konu üzerine yazarın ne düşündüğünü dinliyordum. Bu cinayet hikâyesi nerede başlayacak, bu kısıtlı sayfalarında hangisinde düğümlenecek ve nerede serilecek diye beklerken bir anda düşünmeyi bıraktıracak kadar akıcı atıldık serüvene.
Oldukça kısa hikâyedeki, ağzımıza bir parmak bal çalıp keyifli bir 1 saat geçirmemi sağlayan, altı çizilecek düşünceleri de olan cinayet çözümünü çok sevdim. Yazara merakım daha da arttı.