Neşve ruha dair, eğlence bedene. Neşve sizi besler, olgunlaştırır, bazen güldürür, bazen ağlatır, pişirir. sf.18
İhtiyacı aşan her şey zehir... sf.22
Her günahtan küfre bir yol var... sf.23
...gözlerin ağlaması ruhun gülmesidir. sf.27
(Eskiden) Taarruz da bu kadar yoğun değildi, bunu kapatacak illüzyon da. sf.31
Hâl sâridir yani bulaşıcıdır... Doğru, kapılardan sığmaz; yalan, fare deliğinden girer. sf.33
Ahmaklar olmasa dünya mamur olmazdı. sf.35
Hâl gerçek hâl ise kal'e ihtiyaç yok... sf.37
Ruhunu besle, yola o çıkacak; beden boş kapsül, bırakıp gideceksin / Bütün mesaini bedenine harcarsan ayağı çamura çakılıp yürüyemeyen eşek gibi olursun. (Şeyh Galip'ten) sf.40
Bedenin, bindiğin eşek. Dizgin sendeyken ahire gidersin ama işi eşeğe bırakırsan ahıra gidersin. (Mevlana'dan) sf.40
Elini vermeye alıştır, bir gün can vereceksin. sf.48
Allah vermek istemese istemek vermezdi. sf.53
Kalbin ateşi, gözün yaşı. sf.67
Deli ağlamaz, aşık gülmez.(Aralarındaki fark) sf.78
İnsandan isteme; verirse minnet, vermezse zillet. Allah'tan iste; verirse nimet, vermezse hikmet. sf.87