"Ne söylediğinizi biraz da nasıl söylediğiniz belirler..." sf74
"...Onun aşk kavramı daha çok, çiçek kokulu loş bir uhrevi sükunet ortamında bulunan maşuka yönelik sakin duygusal yakınlıktı. Aşkın volkanik patlamalarını, yakan ateşini, kavrulmuş küllerden oluşan kıraç döküntüsünü hiç canlandırmamıştı gözünde." sf80
"Bay Butler'a acıyorum. Doğru dürüst harcayamayacağı otuz bin dolar kazanmak için hayatını boşa harcamış. Niye mi, çünkü artık otuz bin dolar nakit verse bile çocukken on sente alabileceği şeyleri alamaz..." sf84
"İnsan denilen yaratığın zihninde yer etmiş olan; kendi renginin, inancının ve siyasetinin en doğrusu, en iyisi olduğuna ve dünyanın dört bir yanına dağılmış diğer tüm insanların kendisinden daha talihsiz konumlara sahip olduğuna inanmasını sağlayan o yaygın dar görüşlülük, Ruth'da da vardı." sf86
"Size desem ki gökteki ay bir kalıp peynirdir; hemen bu fikrin müridi olursunuz, olmasanız da reddetmezsiniz, çünkü benim dağlar kadar dolarım var." sf442
"Beni kendim olduğum için istiyor olamazlar çünkü hala eski istemedikleri kişiyim." sf457
"Yukarıda [gemide] kimse Martin Eden'i kendisi olarak istemiyor, aşağıdaysa geçmişte onu olduğu gibi kabul eden sınıfına dönemiyordu." sf475
"Karanlığın içindeydi artık. Bunu fark ettiği anda da farkındalığı sona erdi." sf480