İbn Haldun, "Mukaddime" adlı eserinde devletlerin yükseliş ve çöküş döngülerini açıklarken, çürüme sebeplerini de detaylı bir şekilde ele almıştır. Ona göre bir devletin çürüme sebepleri arasında şunlar yer alır:
1. Asabiyetin Zayıflaması: İbn Haldun, devletlerin temelinde "asabiyet" (toplumsal dayanışma ve bağlılık) kavramının olduğunu savunur. Asabiyet, toplumun bir arada kalmasını ve devletin gücünü korumasını sağlar. Ancak, zamanla bu bağların zayıflaması, devletin iç dayanışmasını kaybetmesine ve çöküşüne yol açar.
2. Lüks ve Rahatlığa Düşkünlük: Devletler, özellikle kurucuların torunları ve sonrasında gelen nesiller, kurucu nesillerin aksine daha rahat ve lüks bir yaşam sürmeye başlarlar. Bu durum, toplumun çalışkanlık ve savaşçılık özelliklerini kaybetmesine neden olur.
3. Ekonomik ve Mali Bozulma: Ekonomik zorluklar, ağır vergiler ve kötü yönetim, devletin mali yapısını bozar. Bu durum, halkın devlete olan güvenini sarsar ve sosyal huzursuzluklara neden olur.
4. Yönetimdeki Bozulma: Devlet yönetiminde liyakat esasının kaybolması, adaletin bozulması ve yolsuzlukların artması, devletin iç yapısını zayıflatır. Yönetimdeki bozulmalar, halkın devlete olan bağlılığını azaltır.
5. Dış Baskılar ve Saldırılar: Devletler, dış saldırılar ve baskılar karşısında zayıflayabilirler. Dış tehditlerle baş edemeyen devletler, iç sorunlarla birleştiğinde daha hızlı bir çöküş sürecine girerler.
6. Kültürel ve Ahlaki Çöküş: Toplumun kültürel ve ahlaki değerlerinin zayıflaması, devletin iç yapısının çürümesine katkıda bulunur. Ahlaki çöküş, devletin yöneticilerinin ve halkının birbirine olan güvenini zedeler.
İbn Haldun'un teorisine göre, bu faktörler bir araya gelerek devletlerin zayıflamasına ve nihayetinde çöküşüne yol açar. Onun yaklaşımı, tarihsel ve sosyolojik bir bakış