"Gerçekten gelmişsin, tarlakuşum! Gel bana. Gitmedin, kaybolmadın demek? Bir saat kadar önce bir başka tarlakuşu duydum, ormanın üzerinde ta havada ötüyordu. Yalnız, onun şarkısı hiçbir şey söylemedi bana. Şu anda benim için dünyanın tek müziği Jane'imin şakıması! Şükür ki doğuştan gevezedir!"
Hayatın bazı mevsimlerinde güneş açacak, bazı mevsimlerinde kasırga , boran olacak ama ümidimizi kaybetmeyeceğiz. Bizi geleceğe bağlayan ve bu dünyada mesuliyet sahibi insanlar olarak iyi şeyler yapmaya sevkeden duygu, ümittir.
Tabiatla savaşan kişi Allah'la da savaşır. Tabiata, yeşile dokunduğumuz anda el Hayy'ı, el Muid'i hissediyoruz, her şeyi kuşatanı ve her şeyi dirilteni hissediyoruz. Hayata nasıl anlam kattığını, her şeyi nasıl kuşattığını görebiliyoruz. Elimize bir taşı aldığımızda bilmiyoruz belki ama onun da kendine mahsus bir hayatı var, o da kendi dilinde Allah'ı zikrediyor, tespih ediyor.
Ben korku değilim kapı aralarında
Pencerenin infilâkı değilim
Gölgeleri yüzlerinden tanırım
Bir resim bir ressamı ağlatır bir yerlerde
Bir eşya bir hamalı
Ben hâlâ öğütülen anılarıma değil
Değirmene inanırım
Bu derin aldanış kimden kalmadır
Bu uzaklık, bu diba
Söyle bana hindiba