TAO ADAMI

TAO ADAMI
@Mhmtcnplt
Benim Yolum Bulutların Yolu
Öğretmen
lisans
Bitlis
60 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Platon'un ünlü mağara alegorisi; Bir mağaranın içinde, dışarıdan gelen ışığa arkalarını dönük olarak ömürlerini geçirmiş olan insanların tek gördükleri önlerine vuran hayvan, insan ve nesne gölgeleridir. Gerçek formunu hiç görmemiş bu insanlar için tek gerçeklik bu gölgelerdir. Hapis olan kişilerden biri bir gün aniden serbest kalır. Mağaranın dışındaki dünya ile karşılaşır. Tamamen ışık ile yani gerçek ile tanışan bu kişinin gözleri neredeyse körlük yaşar. Zamanla şimdiye kadar gerçek sandığı gölgelerin aslında gerçek olmadığını ve gerçeklerin birer karanlık yansıması olduğunu anlamaya başlar.. Hayatın gerçeğini anlayan bu kişi mağaraya dönüp diğer insanlara gölgelerin sahte olduğunu ve asıl gerçeğin dışarıda olduğunu anlatmaya çalışır. Ancak dışarıyı hiç görmeyen bu insanlar anlatılanı idrak edemezler ve kızgınlıkla karşı çıkarlar.. Platon, mağara alegorisi yani benzetmesinde bir şeyleri anlamaya başlamış olan filozofların bunu halka anlatamayışını örneklemek istemiştir. Bu metafor günümüz dünyası ve düzeni içinde hala geçerlidir. Çünkü insanlar anlayabildikleri kadarını kabul edip kendi anlayışlarının ötesinde anlatılanları kabul etmezler. Bu yüzden gerçekleri anlatanlar bir şekilde toplum içinde baskı altına alınır. Işığı gerçeği görmek, doğruyu duymak rahatsız edicidir. Bu yüzden zihin karanlığı ve esareti seçer. Cahillik mutluluktur.. (!) Gerçek ile yüzleşmek ve özgür olmak cesaret ister. Herkesin bir gün mağaradan çıkabilecek kadar cesur olması dileğiyle..
Hayata Dair
Lao Tzu O kadar bilge bir hale gelmişti ki imparator onu başbakan yapmak istedi. O bunu basitçe reddetti. şöyle dedi, “Bu bir işe yaramaz, çünkü herhangi bir konuda aynı sonuçlara varmamızın olanağı yok. Siz, size atalarınız tarafından verilmiş ideallere göre yaşıyorsunuz; ben kendi bilincime göre yaşıyorum.” Ama imparator ısrar ediyordu; herhangi bir sorun göremiyordu. Daha ilk gün huzuruna bir hırsız getirildi; adam başkentteki en zengin adamdan para çalarken suçüstü yakalanmıştı, çalıyor olduğunu da itiraf etti. Lao Tzu hem hırsızı hem de zengin adamı altı ay hapse mahkum etti. Zengin adam, “Ne? Ben soyuldum, ben bir kurbanım, beni nasıl cezalandırırsın? Deli misin nesin? Tarihte parası çalındığı için cezalan- dırılmış kimse yok,” diye bağırdı. Lao Tzu, “Aslında sana hırsıza verildiğinden daha uzun bir hapis cezası verilmeli bence, sana fazlasıyla merhamet gösteriyorum; çünkü sen şehirdeki tüm parayı kendine toplamışsın. Para gökten mi yağıyor zannediyorsun? Kim bu insanların para çalmak zorunda kalacak kadar fakir olmalarına neden oldu? Bundan sen sorumlusun,” diye yanıt verdi. “Ve her hırsızlık olayında benim vereceğim karar da bu olacak; her iki insan da hapse girecek. Senin suçun çok daha büyük, onunki hiçbir şey değil. O fakir ve bundan sen sorumlusun. Ve eğer o senin hazinelerinden bir parça para çalıyorsa bu çok da büyük bir suç değil. O para senin paralarını aldığın çok sayıda fakir insana ait. Çok fazla sayıda insan giderek daha fakir bir hale gelirken sen giderek daha zenginleştin.” Zengin adam şöyle düşündü, “Bu adam çıldırmış, kesinlikle çıldırmış.” ve “İmparatoru bir kere olsun görebilmek istiyorum,” dedi. O kadar zengindi ki imparator bile eskiden ondan borç para alıyordu. İmparatora olan biteni anlattı. Ona şöyle dedi, “Eğer bu adamı
Din
Rüyamda bir kelebek olduğumu gördüm. Artık uyandım ve rüyasında kelebek olduğunu gören bir insan mıyım, yoksa rüyasında insan olduğunu gören bir kelebek miyim, bilmiyorum? -Usta Zhuang Paradoksu-
İnsan ve Hayat
Üst düzey bir soru ???
Felsefe-Düşünce