MEHMET TURGUT

Hz. Ömer (ra) Kızını Diri Diri Toprağa Gömmüş müdür?
Hz. Ömer'in (ra) İslam öncesi hayatı hakkında anlatılan en önemli hadiselerden biri onun kızını diri diri toprağa gömmesi olayıdır. Bu bilgiye delil olarak Hz. Ömer'den şu cümle nakledilmektedir: “Cahiliye devrinde yaptığımız iki şey vardı ki bunlardan birini hatırladıkça güler, diğerini hatırladıkça ağlarım. Helvadan put yapıp tapar, acıktığımızda yerdik. Bunu hatırladıkça gülerim. Ağladığım şey ise kızlarımızı diri diri toprağa gömmemizdir.” Bu ifadede Hz. Ömer’in kızını toprağa gömdüğü değil, o dönemde kızların diri diri gömüldüğü anlatılmaktadır. Ayrıca Hz. Ömer'e ait olduğu ifade edilen bu cümle, hiç bir tarihî kaynakta mevcut değildir. Aslında Hz. Ömer'in kızını diri diri gömmüş olması mümkün değildir. Zira Hz. Ömer müslüman olmadan önce üç evlilik yapmış, bu evliliklerden dört erkek ve bir kız çocuğu olmuştur. Hz. Ömer'in bu tek kızı, en büyük çocuğu olan ve İslamdan beş sene evvel doğan, Hz. Hafsa'dır. Hz. Hafsa Sevgili Peygamberimizin hanımı olmakla şereflenmiş, müminlerin annesi olmuştur. Hz. Ömer'in diğer kızları ise kendisinin Müslüman oluşundan sonra doğmuşlardır. İlk dönem kaynaklarında mevcut olmayan yukarıdaki cümle sonradan uydurulmuş ve maalesef üzerinde araştırma yapılmaksızın kesin bir bilgi gibi anlatılagelmiştir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yağmur düştü yolumuza, dolu, kar vurdu, dolu kar vurdu Yiğit yiğide yanaşmak, yine kâr oldu, yine kâr oldu Gönül gönüle değince, yol mu dayanır hey dost, yol mu dayanır Gönül gönüle değince, yol mu dayanır hey dost, yol mu dayanır Ömer Karaoğlu
Şiir
"(Resûlüm!) Kullarıma, benim, çok bağışlayıcı ve pek esirgeyici olduğumu haber ver." 📜 Hicr Suresi, 49
Din
《Mus’ab’ın ve Abdullah b. Mes’ud’un Güzel Ahlâkları》 《 Mus’ab b. Umeyr müslüman olduğu günden Uhud’da şehid edildiği güne kadar benim dostumdu. Habeşistan’a yaptığımız iki hicrette de bizimle beraberdi. Kafile içinde benim yol arkadaşımdı. Ahlâk bakımından ondan daha güzel ve uysal bir kimse görmedim. 《 Hz. Ali’nin yanında oturuyorduk. Abdullah b. Mes’ud’un bazı sözlerini hatırladı. Kavim onu övdü ve Hz. Ali’ye 《“Ey mü’minlerin emîri! Ahlâk bakımından ondan daha güzel bir kimseyi görmedik. Öğretmek bakımından da çok şefkatliydi. Yanında oturmak bakımından en güzeliydi. Abdullah b. Mes’ud’dan daha muttakî, vera sahibi kimse görmedik” dediler. Bunun üzerine Hz. Ali 《“Ben size Allah ile yemin verdiriyorum, siz o sözleri kalbinizden gelerek mi söylüyorsunuz? Doğru mu söylüyorsunuz?” dedi. Onlar 《“Evet” dediler. Hz. Ali 《“Ey Allah’ım! Seni şahid kılıyorum. Ey Allah’ım! Ben de, onun hakkında bunların söylediklerinin mislini söylüyorum. Hatta daha üstününü!” dedi. 《 Hz. Ali şöyle demiştir: “O, Kur’anı okudu. Helalini helal, haramını haram bildi. Dinde fakih, sünnette alimdi”.
Din
Kim ki Allah’ın azâbından kurtulmak ve rahmetine nâil olup cennetine girmek isterse nefsini dünyevî hevâ ve hevesten menetsin ve dünyanın sıkıntılarına ve musibetlerine katlanarak sabretsin! Allah buyurur: — Allah musibetlere katlanarak sabredenleri sever! Ali İmrân Sûresi.
Din