MEHMET TURGUT

Peyami Safa-Yalnızız
“İki tarafta da arzuyu gurura hesap vermeğe çağıran iç muhasebe anları olmasaydı, kendi kendini yiyen aşkın işkenceleri ne kadar azalırdı."
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Peyami Safa yanlızız
Bildiğimiz gibi, Peyami Safa, “Sanatkâr ister istemez bir İçtimaî görüşün temsilcisidir. Romanda kahramanlarından biri romancının İçtimaî görüşünü açıklayabilir.” görüşünde olmuştur. O, bütün romanlarında bazan birinci, bazan ikinci plândaki kahramanlardan birini seçerek kendi görüşlerini söylemiştir. Yalnızız’da da Samim romancı adına “Simeranya”yı kurar. Bu tarzı çok kullanışını, Üstadın zaafı olarak değerlendirenler vardır. Aslında her sanatçı eserini verirken, hayat karşısında tasvibkâr, muhalif yahut isyankâr gibi aktif bir tavır almaktadır. Çünkü yazar, varlığının dışına çıkarak başkasını müşahade ve anlamak imkânına sahip değildir ve insan, kavradığını ister istemez değerlendiren bir mahiyete sahiptir. Romancı, hayatın sonsuzca ihtimalleri içinden romanın mevzuunu ve o kahramanları seçtiği, o tertip tarzı içinde verdiği için, zarurî olarak aktif bir tavır almış olmaktadır. Romanı, hayata tutulmuş sâdık bir ayna olarak anlayanlar bile, hayatı o tarz ve üslûp içinde aksettirmekle okuyucunun tercihlerini etkilemiş olmaktadırlar ki, hiçbir zaman tam bir tarafsızlık iddiasında bulunamazlar. Ancak, Peyami Safa gibi mütefekkir, hayat hakkında vazgeçilmez tercihleri olan kavgacı bir mizaç için, romanın bütün olarak kuruluşu ve ön plâna çıkarılan tiplerin davranışları yoluyla sunulan teklif ve telkinlerle * yetinmek mümkün değildir. O, bu bütün içinde, ayrıca kendisini romanda bir kahramana temsil ettirmiş ve sözünü söylemiştir. Bu tutumun, sosyalist sanatçıların realizm anlayışı ile yakınlığı yoktur. Üstad, sosyal gerçekçilik anlayışını, sanatçıdan iktisat vekilinin görevini istemek diye vasıflandırır.
1000Kitap
Tolstoy ;"Uzak ve imkansız gözüken bir şey, bir anda yakın ve mümkün olabilir." der "Nasip; çok güzel bir ihtimaldir"
Din
Mona Roza şiiri
Peygamber çiçeğini aydinliginda ara Sana dogru uzanan caresiz ellerimi. Sırrımı soyluyorum vefakar baliklara: Yalniz onlar tutacak bu dunyada yerimi. Koyverip telli pullu saçlarını ruzgara. Bir çocugun ardina düşen heykellerimi Peygamber çiçeğini aydinliginda ara..
Sayfa 39·Kitabı okudu
1000Kitap
Sa'd b. Ebi Vakkas
İslam tarihinde de adı hep olumsuz hadiselerle ve ihanetlerle anılan Kuje şehrine, duası müstecap olan Sa'd b. Ehi Vakkas'ta şöyle bir bedduada bu- lunmuştur: 'Allah'ım! Hiçbir emiri onlardan, onları da hiçbir emirden memnun etme!" Sa'd b. Ehi Vakkas bu olaydan sonra Medine'de, Hz. Ömer'in yanında kalmaya başlamıştı. İşte bu- günlerde Medine en acı günlerinden birini daha yaşayacaktı. Mecusi köle Firuz mescidde Halife Ömer'e suikast düzenleyecek ve İslam'ın ikinci ha- lifesini ölümcül bir darbe ile yaralayacaktı. Yaralı Halife, bu halde üç gün kalınca Müslümanlar ken- dinden sonraki halifeyi tayin etmesini ondan talep edecek, Halife Ömer ise buna hep karşı çıkacak, ama ısrarlar çoğalınca bir halife atama yerine altı ki- şilik bir heyet seçecekti. İşte Sa'd b. Ehi Vakkas da bu altı halife adayından biriydi. Hz. Ömer, Sa'd'ın ismi- ni söyleyince şu uyarıyı yapma ihtiyacı hissediyor- du: " Ben, Sa'd' ı Kuje valiliğinden ihaneti ya da aczi- yeti yüzünden azletmiş değillm. Sadece olayı tahkik etmek için azletmiştim. Şimdi eğer halife o seçilirse zaten bir şey yok, eğer o seçilmezde sizden başka biri seçilirse Sa'd'a eski görevini yeniden verin."
Sayfa 128 - siyer·Kitabı okudu
Din