Sonra Konuştu:" Dostlarım ve yoldaşlarım, dini kurumuş lduğu halde inançlara boğulmuş olan millete yazık!
Yazık o millete ki, dokumadığı şeyi gşyer, ekip biçmediğini yer, hasat etmediği tohumun ekmediğiyle beslenir, kendi cenderesinde çekmediği bir şaraptan içer.
Yazık o millete ki, zorbayı bir kahraman gibi alkışlar ve gösterişli fatihi hayırsever sanır.
Yazık o millete ki, rüyasında küçümsediği tutkuya uyanıkken boyun eğer.
Yazık o millete ki, sesini sadece cenaze törenlerinde yükseltir, sadece yıkıntılar arasında kibirlenir ve sadece boynu kılıçla kütük arasındayken başkaldırır.
Yazık o millete ki, Devlet adamı bir tilki, filozafu bir hokkabaz, sanatı yamama ve taklit sanatıdır.
Güçlü adamları henüz beşikteyken, bilgeleri yıllarsa susturulan o millete yazık!
Ve her parçası kendini bir millet sanan, o bölünmüş millete Yazık!!!