Cesaretin ve herşeyinle gel ki muhabbetimiz hep şeffaf ve yargısız olsun. Eti kemiği çıkarki çıkarlar yok olsun... 2 ruh olarak sözler birbirine dokunsun....
Yine harika bir yazım.Harika bir anlatım.Harika bir akış. Bayılıyorum İskender Pala'ya, kalemine, anlatış tarzına. Dün gece uyumaya giderken kitabı elime alamadan duramadım. Hem bitirmek istedim hem bitmesin diye kendimle çeliştim.Bittiğinde ise darmadağın, yüzünde buruk bir tebessüm, gözlerim dolmuş bir halde buldum. Aklımın her hücresinde Hasan, Hüseyin, Kamber,Taçlı, Şah İsmail ve Yavuz Sultan Selim vardı. İçine almakmı yaşamakmı bilmem ama her cümlesinde bende ordaydım.. İskender Pala nın her romanında bu duyguları yaşıyorum. En etkilemdiğim kitaplar başında yer alan bu romanı sizlerinde hiç vakit kaybetmeden okumanızı diliyorum. Kitap içeriği hakkında birşey yazmak istemiyorum. Ama hissettirdiği duyguları yazmakla bitiremeyebilirim. Bu sebepten son cümlemi söyleyeyim.. Hadi okuyun....
Sevgi eşitlikten ziyade kölelik demekti zaten. Sevgilinin kölesi olmaya hazır olmayan bir kişi, sevginin hakikatine ermezdi ki. Seven ile sevilen arasında ikiliğin, sen-ben demenşn yeri olmaz. O iklimde yalnızca "Sen" zamiri kullanılırdı. Sen demeki benden vazgeçtim demektir çünkü.